2018’de En Çok Dinlediklerim (Spotify Listem)

Spotify uygulaması bugün kullanıcıları için 2018’de en çok dinledikleri 100 şarkıyı içeren özel listeler yayınladı. Kendi listeme göre bu yıl, Spotify’da 2.303 farklı şarkı dinlemişim. Uygulamada en çok dinlediğim şarkı ise RHCP – Snow (Hey Oh) olmuş.

Aslında ben, müzik dinlemek için genellikle kendi arşivimi kullanıyorum. Telefondan dinlemek için arşivimden albümler seçip hafıza kartıma atıyorum. Zaten tek şarkı dinlediğim çok azdır, albüm dinlemek en sevdiğim şeylerden birisidir. Yani itiraf etmeliyim ki, Spotify’ı genellikle bir şeyler arama ya da dinlediğim şarkılardan birini seçip paylaşmak amacıyla kullanıyorum.

Bu yüzden en çok dinlediğim şarkılar birkaç tanesi hariç listeyle pek uyuşmuyor. Yine de, az da olsa, gerçekten de sıkça dinlediğim güzel şarkılardan bazılarını içeren bir liste olduğu için paylaşmak istedim. Listeyi bir kenara bırakıp, bana soracak olursanız, önce eski albümlerden başlamak isterim.

Bu yılın her döneminde en çok Camel albümlerini dinledim diyebilirim. Konser öncesi heyecandan, konser sonrası ise doyumsuzluktan dinleyip durdum. Mirage albümü bu yıl en çok dinlediğim albüm, Lady Fantasy de en çok dinlediğim parçadır.

Dönüp geriye baktığımda diyebilirim ki, sene başında, Dolores O’Riordan‘ın ölümünün ardından sıkça No Need To Argue albümünü dinliyordum. Aynı dönemde Smokie‘nin Changing All The Time ve Midnight Cafe albümleri de gözdemdi; I’ll Meet You at Midnight ve If You Think You Know How to Love Me bu albümlerden en sevdiğim parçalar.

Madrugada‘nın Industrial Silence albümü ve beraberinde Tindersticks‘in Curtains albümü uzun yıllardır, aklıma her düştüklerinde dinlediğim gece albümlerindendir ve bu yıl nedense aklıma sıkça düştüler. 

Yıl içerisinde bir dönem Metallica‘nın üç efsane albümü Ride the Lightning, …And Justice for All ve Master Of Puppets sıkça dinlediğim albümler olmuştu. For Whom The Bell Toll ve …And Justice for All bu albümlerden en çok dinlediğim parçalardı.

Yenilere gelecek olursak da, en başta A Perfect Circle‘ın yeni albümü Eat The Elephant‘ı çıktığı günden beri dinliyorum diyebilirim. Zaten kısa bir süre önce hakkında bir şeyler de yazmıştım. Bununla beraber Joe Satriani‘nin sene başında çıkan albümü What Happens Next epey güzel ki, konser de efsaneydi. Bir de yeni Uriah Heep albümü Living the Dream var, çok bayıldığım söylenemez ama konsere kadar dinlerim diyorum.

Son olarak birkaç gündür de Def Leppard‘ın yeni çıkan best of albümü The Story So Far favorim oldu. Albüm için Depeche Mode‘un Personal Jesus parçasının başarılı bir coverını da yapmışlar. Phil Collen gerçekten muazzam bir gitarist. 


Bir Cevap Yazın