Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley

Cesur Yeni Dünya – Aldous HuxleyFord’dan sonra 632 yılındayız. İnsanların dünyanın çeşitli yerlerindeki kuluçka merkezlerinde üretildiği ve tüm konularda şartlandırıldığı modern bir dünya düşünün. Şartlandırılmaları gereği, bizim özgürlüğü tanımlarken kullanabileceğimiz birçok kavramdan yoksunlar. Bu yeni dünyanın cesur insanları Cemaat, Özdeşlik ve İstikrarkavramlarıyla yaşıyorlar. Mutlular. En azından mutlu olduklarını sanıyorlar.

Aldous Huxley‘in, I. ve II. Dünya Savaşı arasında kaleme aldığı Cesur Yeni Dünya, Zamyatin’in Biz’i, Bradbury’nin Fahrenneit’ı ve Orwell’ın 1984′ü ile beraber 20. yüzyılın en iyi dört distopya kitabından birisi olarak kabul ediliyor. Huxley‘in topluma ve geleceğe dair kararsız düşüncelerinden oluşan bu kara ütopyada, aile, sanat, kültürel çeşitlilik, din ve felsefe artık yok. Bunların yerine, insanlar uykuda eğitim teknolojisiyle, yalnızca cemaat, özdeşlik ve istikrar kavramlarını temel alan şeylere şartlandırılıyorlar.

Alfa , Beta- gibi toplumsal şartlandırmalarla yetişen insanlar, bu şartlandırmalar gereği kendi toplumsal ilgi alanlarında olmayan hiçbir şeyi bilmiyorlar. Bir Beta- insan, Alfa insanların yaptıkları işi üstün olarak görüyor ve asla yapamayacağını düşünüyor. Bunun yanı sıra, kendi işini de bir Alfa insanın asla yapamayacağını da biliyor ve bundan mutluluk duyuyor.

Soma adı verilen uyuşturucu maddeye bağımlı olarak yaşayan insanlar, iş saatleri dışında eğlenmek için şartlandırıldıkları çeşitli şeylerle uğraşıyorlar ve akşamlarını da soma ile geçiriyorlar. Asla yaşlanmıyor ve hastalanmıyorlar. Bu yeni dünyanın kurucusu olan Henry Ford’u toplu sex ayinleriyle anıyorlar… Cesur Yeni Dünya’da herkes çalışır, eğlenir ve mutlu olur. Herkes herkes içindir.

Hikayemiz, bu dünyanın sınırları dışında yaşayan Vahşi‘nin Cesur Yeni Dünya ile tanışmasını ve sınırlar içerisinde yaşayan Bernard‘ın da kendi dünyasını sorgulamasını konu alıyor. Bu sorgulamalardaki kararsızlık, Huxley‘in birçok röportajında söylediği gibi, kendisinin de kitabı yazarken cesur yeni dünya konusunda oldukça ikilemde kaldığını ortaya koyuyor. İşte bu ikilem ve kararsızlık Cesur Yeni Dünya‘yı günümüzde mutlaka okunması gereken kitaplardan birisi yapıyor. Cesur Yeni Dünya, George Orwell’ın 1984‘ü ile sık sık kıyaslansa da, bence iki kitapta da birbirinden çok farklı iki dünya devleti bulunuyor. 1984′ün aksine, Cesur Yeni Dünya devleti baskıcı ve totaliter değil… Son olarak, kitabın ismini Shakespeare’den aldığını da belirtmek gerek.

O wonder!
How many goodly creatures are there here!
How beauteous mankind is!
O brave new world,
That has such people in’t!
Shakespeare, The Tempest

Bir Cevap Yazın