Özenle yazdığınız yazıya kimliği belirsiz birisinin sinir bozucu bir yorum bırakması kadar sinir bozan birşey yoktur. Bu yüzden kimliği belirsiz yorumları blog yazarlarının en büyük sıkıntılarından birisi olarak görüyorum.
Uzun bir süredir bloglarda oldukça sıkıcı yorumlarla boğuşuyorum. Sıkıcı olan yorumun içeriği değil bana göre, yorum yazanın yazdığının arkasında durabilecek cesarete sahip olmaması. Evet, ben bunu böyle tanımlıyorum. Artık halk o kadar korkuyor ki; bırakın sokaklarda söylemeyi, sanal ortamda yazacak cesaretleri bile kalmadı.
Peki böyle yorumlarla ne yaptıkarını sanıyorlar ? Kendilerini tatmin mi ediyorlar, birşey başardıklarını, bizi rencide ettiklerini mi sanıyorlar ? Öyle sanıyorlarsa üzülerek söylemeliyim ki rencide olmuyorum, tam tersi acizliklerine gülüyorum. Güldüğüm bu yorumlar için blogda yeni bir seri başlatacağım, Cevap Veriyorum Ama Kime ? adındaki bu seride gelen isimsiz yorumlara cevap vereceğim.
Kim olduğunu bilmediğim bu kişilere kafama esen her şeyi yazabilirim, dikkat etsinler; kafamı attırırlarsa hakarete kadar gidebirim, kusura bakmasınlar artık. İlk olarak da şu sözle başlamak istiyorum “Web’de bloglama müessesi demokratik değildir tek taraflıdır.” (Volkan Yılmaz) Yani istediğimiz yorumu onaylar, istediğimize cevap verir, isterdiğimizi düzenleriz. Evet, evet… İsimsiz yorumlara büyük bir zevkle uyguluyoruz bunu :)
Neyse, serinin ilk yazısında bir süre önce yazdığım “Sen Gelme” başlıklı yazıma bırakan bir yoruma cevap vereceğim. Demokratik Açılım adlı birisi nedir@nedegildir.com adresiyle yazmış bu yazıyı. IP adresini yazmıyorum bakın, o kadar da açığa vurmayacağım kim olduğunu.
Neyse, “sayın kişi” yazısının başında şöyle demiş bana: “işyerindeki kendi patronuna “ananı al da git” diyemeyen birinin ülkeninin başbakanına askerlik arkadaşı gibi davranması, en hafif ifadeyle saygısızlıktır.” Sayın kişi, bakın bakalım şu sayın başbakanınız patronlarına mı söylemiş o sözü ? Yoksa zavallı konumuna getirdiği halkına mı ? Size buradan söz veriyorum: sayın başbakanımız o sözü patronlarına söylesin, söz ben de söyleyeceğim :)
Devam etmiş: Doktor olduğunu, şırnakta görev yaptığını, İstanbullu olduğunu ve oralara gelebileceğini hayal bile etmediğini söylemiş. Bunu da hakaret olarak alıyorum ben. Ne yani, İstanbul’da doğup büyüyen birisi oralara geleceğini hayal bile etmez mi, bunu mu demek istiyorsunuz ? Hatırlatırım size: zamanında atalarımız İstanbul’dan yönetiyordu koca dünyayı. Ama yeri geldiğinde Viyanaya’da gittiler, Şırnak’a da.
Koca Osmanlı dememizin sebeplerinden birisidir bu ve ben bu yüzden örnek alıyorum onları; her an bir yere gidebileceğim düşüncesiyle yaşıyorum ben. Tayyip’den farklı bizimkisi, siz anlamazsınız: ülkeyi satmak için Amerika’ya gitmeyiz biz. Bu arada doktorum demiştiniz değil mi ? Ne güzel adınız ve mail adresiniz varmış bir doktor olarak…
Çuvaldızı Erdoğan’a değil, önceki hükümetlere batırın demişsiniz ya; merak etmeyin bizim çuvaldızımız yeterince büyük. Hakedeni dizeriz ucuna.
“Hayatında bir kez dahi buralara gelmemiş, buralarda yaşamamış insanların, kadıköy ya da üsküdar/salacak’da kız kulesine karşı çay içerken kürt edebiyatı yapması gülünçlükten başka bir şey değildir.”
Bakın gene haraket olarak alıyorum bunu. Ben öyle bildiğiniz edebiyatçılardan değilim; görmeden yaptığım tek edebiyat bu ülkenin parlak geleceği üzerinedir ki siz ve sizin gibiler varken onu da görmek mümkün değil zaten.
Neyse uzatmayalım, diyeceğim şudur: Merak etmeyin, ben oralara geldim ve neyin ne olduğunu çok iyi gördüm. Sizden çok daha iyi gördüğüm ve anladığımdan eminim ki bu kadar açık yazıyorum tüm bunları. Daha bir senedir oradasınız, zamanla görürsünüz gerçekleri, zamanla anlarsınız.. Hâlâ orada sizin yaşınız kadar görev yapmış ve yapan gözüm kapalı güveneceğim kişileri tanıyorum ben. Bana onlar veriyor bunları yazma cesaretini, bana onlar veriyor bu ülkenin sözde başbakanına “ananı da al git” deme cesaretini.
Siz kime, ne cesareti veriyorsunuz ? Bir ülkenin başbakanına, halkına “ananı da al git” diyebilme cesareti mi ? Devam edin…
Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?
bnce olmamış sndn daha iyi şeyler beklerdim muratcım =)