Czeslaw Milosz – Bağış

Şiirden pek anlamadığımı düşünürüm. Klasikler haricinde pek geniş bir şiir kültürüm de yoktur. Türk olarak Nazım‘ın ve Orhan Veli‘nin şiirlerini pek severim. Yabancılardansa, W.H. Auden, W.B. Yeats ve Pablo Neruda‘dır gözdelerim. Bunlar haricinde, öyle oturup şiir okuyayım, araştırayım dediğim çok yoktur. Zaten başta dedim ya, şiirden pek anlamadığımı da düşünürüm.

Yine de bazen, tesadüf eseri güzel şairlerle, güzel şiirlerle tanışırım. Geçtiğimiz yıl, böyle bir tanışmayı tavsiye üzerine ‘in Bilmezsiniz Aşk Nedir isimli şiir kitabını okurken yapmıştım. Şiirden pek anlamadığımdan olsa gerek, Carver’in yazdıkları çok ilgimi çekmemişti ama, kitap içerisinde alıntı olan bir şiir beni seveceğim harika bir yazarla tanıştırmıştı. Bağış‘ı okuduğum o gün Czeslaw Milosz‘a merhaba demiştim.

Bağış

Ne mutlu bir gün.
Sis erken dağıldı. Bahçede çalıştım bütün gün.
Sinekkuşları konuyordu hanımellerine.
Sahip olmak istediğim hiçbir şey yoktu yeryüzünde.
Kıskanabileceğim kimseyi tanımıyordum.
Bana yapılan her kötülüğü unutmuştum bile.
Bir zamanlar aynı insan olmuş olmaktan utanç duymuyordum.
Hiçbir acı hissetmiyordum gövdemde.
Doğrulurken denizi ve yelkenleri gördüm birden.

Orjinal Adı: Gift
Çeviri: Cevat Çapan

Bu ilk tanışmamızın ardından Milosz’un bulabildiğim tüm eserlerini okudum. Okuduğum eserlerinin yanı sıra, siyasi ve sosyal görüşlerini de en az bu şiiri beğendiğim kadar beğendiğimi söyleyebilirim. Basit ve hayatı seven bir adam.

1980 Nobel Ödüllü Polonyalı şair Czeslaw Milosz‘un eserleri ne yazık ki ülkemizde pek yayınlanmamış ama yine de birçok şiirini internette çevrilmiş olarak bulabilirsiniz. Bazı kitaplarına Robinson Crusoe 389‘da rastlamıştım ama fiyatları epey uçuktu, yine de dilerseniz bir göz atın.

Bir Cevap Yazın