Hypnogaja – Here Comes The Rain Again (Efsane Coverlar #40)

Başlığı gören birçok kişinin “yok artık, cover mıymış o?” tepkisini verdiğini düşünüyorum. Evet, günümüzde ergenlik döneminin değişmezlerinden olan bu parçanın orjinali, britanyalı müzik grubu Eurythmics‘in 1983 yılında çıkardığı Touch albümünde yer alıyor. Billboard Hot 100 listesinde 4. sırayı bile görmüş.

Eurythmics ikinci albümlerine adını veren Sweet Dreams (Are Made of This) parçası ile günümüzde birçok kişinin hala bildiği bir grup olsa da, söz konusu Here Comes The Rain Again olunca işler değişiyor. Parçanın orjinali o yıllarda ne kadar beğenilmiş olsa da, ara dönemde yerini hep coverlara bırakmış. Günümüzde de parçanın coverları, özellikle de bu listeye girmeyi hak ettiğini düşündüğüm bu Hypnogaja coverı parçadan çok daha fazla benimsenmiş durumda. Not düşeyim, bu cover grubun 2005 yılında çıkardığı Below Sunset isimli albümleri içerisinde yer alıyor.

The White Buffalo – House Of Pain (Efsane Coverlar #39)

Bu listede özellikle farklı müzik türlerinde farklı parçalar paylaşmaya ve aynı gruplara yer vermemeye özen göstersem de, sonuncusunu başaramıyorum. Bazı gruplar var ki, yalnızca stüdyo kayıtlarıyla değil, canlı performanslarında yaptıkları yorumlarla bile bu listeye girebilecek parçalara imza atıyorlar. Bu yüzden, listenin düzenli takipçilerinin affına sığınarak bu gruplardan birisiyle, The White Buffalo ile bir kez daha karşınızdayım.

Dinlediğiniz, House of Pain isimli bu parçanın orjinali, Faster Pussycat isimli, ilk olarak seksenlerin sonunda ve doksanların başında aktif olmuş Amerikalı bir rock grubunun imzasını taşıyor. Grubun 1989 yılında yayınlanan Wake Me When It’s Over isimli albümü içerisinde yer alan parçayı “Rock Klasikleri” isimli bir listede ilk dinlediğimde, oldukça beğenmiş ve hemen grubun o yıllarda çıkardığı üç albümü bulup dinlemeye çalışmıştım.

Çalışmıştım diyorum, zira grubun icra ettikleri müzik için “kötü” kelimesi rahatlıkla kullanılabilir. Sex & Drugs & Rock & Roll mottosunun müzikte tam anlamıyla vücut bulmuş ender hallerinden birisi olan grubun listelere girmiş birkaç parçası bulunsa da, listelerde yükselebilen ve Amerikan Billboard’da 28 numarayı gören tek parçası da House of Pain olduğu için, üç kötü albümün içerisinde böyle güzel bir şarkıyı yapmayı nasıl başardıklarını da o günden bugüne merak etmişimdir.

Benim gibi grubu dinlemiş olan birçok kişiyle beraber, bu kömür madenindeki elmasın farkına varan The White Buffalo da parçayı 2012 yılında gösterime giren West of Memphis isimli belgesel film için yorumlamıştı. West of Memphis: Voices For Justice isimli dikkat çekici bir soundtrack albüme sahip olan filmin müziklerinde The White Buffalo’nun yanı sıra, Eddie Vedder, Marilyn MansonPatti Smith ve Tonto’s Giant Nuts gibi önemli isimlerin coverladığı birçok parça yer alıyor.

Beck – Everybody’s Got to Learn Sometime (Efsane Coverlar #38)

Jim Carrey ve Kate Winslet‘ın baş rollerini paylaştığı, Michel Gondry‘ın unutulmaz filmi Eternal Sunshine of the Spotless Mind ile hafızalarımıza kazınan bu parçanın cover olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. İlk dinlediğimde, “tam onun tarzında bir parça diyerek” parçanın sahibi olarak düşündüğüm Beck, parçayı film için yorumlamış ve kayıt yalnızca filmin Hollywood Records’dan çıkan soundtrack albümü içerisinde yer almış.

Parçanın orjinali, seksenlerin tamamında ve doksanların başında aktif olmuş, o dönemin popüler akımı new wave müzik yapan The Korgis‘e ait. Grubun ilk yıllarında single olarak yayınlanan parça, iyi bir başarı yakalamasının ardından grubun 1980 yılında yayınladığı ikinci stüdyo albümleri Dumb Waiters içerisinde yer almış.

Sevilen parça büyük-küçük çeşitli isimler tarafından yorumlanmış olsa da, Beck’in yorumu ve film ile beraber yeniden popülerlik kazanması, The Korgis için yeni bir sayfa açmış. Yeniden gündeme gelen grup, filmin ardından 2005 yılında aktif olarak klasik pop ve folk karışımı müzik yapmaya başlamış.

Hoyt Axton – Five Hundred Miles (Efsane Coverlar #37)

Orjinali Amerikalı folk şarkıcısı Hedy West‘e ait olan Five Hundred Miles, birbirinden çok farklı gruplar tarafından değişik müzik türlerinde yorumlanmış ender parçalardan birisidir. Her müzik türünde, tüm dünyada oldukça sevilen bir klasik olan parçanın sözleri, evinden uzakta, parasız kalmış ve geri dönmeye utanan bir gezgini anlatıyor.

The Seekers‘ın 1964 yılında çıkardığı Roving With The Seekers albümündeki yorum, Judith Durham‘ın enfes sesiyle benim en sevdiklerimden birisidir. The Hooters‘ın 1989 yılında çıkardığı Zig Zag albümünde de reggae sound üzerine kaydedilen enfes bir rock versiyonu bulunur ki, bambaşka bir deneyimdir. Yakın dönemde başarılı bir cover da Cohen Kardeşlerin Inside Llewyn Davis müzikali için Justin Timberlake, Carey Mulligan ve Stark Sands üçlüsü tarafından yapılmıştı. Continue reading

David Bowie & Mick Jagger – Dancing In The Street (Efsane Coverlar #36)

Sözleri Marvin Gaye, William Stevenson ve Ivy Jo Hunter‘a ait olan parça ilk olarak Martha and the Vandellas tarafından single olarak yayınlanmış. Dünyanın her yerinde, yaşanılan şehirde iyi vakit geçirmeyi konu alan ve bir klasik haline gelen şarkı, aralarında Grateful Dead ve Van Halen‘ın da bulunduğu sayısız grup tarafından yorumlanmış.

En güzel versiyonu ise 1985 yılında David Bowie ve Mick Jagger ikilisinden gelmiş. Single olarak yayınlanan parça için ikilinin birlikte çektiği ve o dönem için bile şaşırtıcı derecede eşcinsel eğilim içeren klip, epey büyük bir başarı yakalamış. Continue reading

Jose Gonzalez – Heartbeats (Efsane Coverlar #35)

Orjinali İsveç elektronik müzik grubu The Knife‘a ait olan parça, grubun 2003 yılında çıkardığı ikinci stüdyo albümleri Deep Cuts içerisinde yer alıyor. Duygusal sözleriyle ve eğlenceli, benzersiz elektro müziğiyle yayınlandığında oldukça ilgi gören şarkı, Rolling Stone başta olmak üzere birçok otorite tarafından 2000’li yılların en iyi parçalarından birisi olarak gösteriliyor. Continue reading

Jeff Buckley – Hallelujah (Efsane Coverlar #34)

Parçanın orjinali Leonard Cohen‘in 1984 yılında çıkardığı Various Positions isimli fok rock albümde yer alıyor. Çıktığı dönemde pek ilgi görmeyen şarkının asıl ünlenme hikayesi John Cale‘in 1991 yılında yaptığı coverla başlıyor. Cohen için yapılan I’m Your Fan isimli tribute albümde parçayı yorumlayan John Cale, bazı dini sözleri değiştirerek parçaya oldukça farklı bir yorum kazandırıyor.

1994 yılında Jeff Buckley ilk ve tek stüdyo albümü Grace için kayıt yaparken, John Cale’in yorumundan ilham alarak parçanın bu ünlü yorumunu kaydediyor ve bu yorumla beraber parça, tam bir modern ilahiye dönüşüyor.  2001 yılında vizyona giren animasyon filmi Shrek de parçanın patlama noktası oluyor. Film içerisinde John Cale yorumu çalıyor olsa da, filmin soundtrack albümünde Rufus Wainwright yorumu yer alıyordu ve bu iki farklı yorum parçanın tüm dünyaya yayılmasında büyük bir rol oynadı.  Continue reading

Motörhead – Heroes (Efsane Coverlar #33)

Heavy metalin efsanesi, Motörhead‘in kurucusu Lemmy Kilmister‘ın ölümünün üzerinden iki yıla yakın bir zaman geçti. Lemmy’nin anısına geçtiğimiz yıl önce bir konser albümü, ardından da best of albüm piyasaya süren grup, bu yıl çok daha önemli bir albüm çıkardı. 1 Eylül’de çıkan Under Cöver isimli yeni albümlerinde, grubun son 25 yılda yaptığı coverlar yer alıyor.

Oldukça beğendiğim albümde yer alan coverlardan birçoğunu daha önce konser kaydı olarak dinlemiş olsak da, bazıları ilk defa stüdyo kaydı olarak yayınlandı. Bunlardan en önemlisi de, grubun 2015 yılında çıkardığı 22. stüdyo albümü Bad Magic için kaydettiği ancak yayınlamayıp arşivinde sakladığı Heroes. Bad Magic içerisinde bir Rolling Stones parçası olan Sympathy for the Devil coverlarına yer verdiklerinden olsa gerek, Heroes kaydını albüme almamışlar. Continue reading

Angelina Jordan – I Put A Spell On You (Efsane Coverlar #32)

Parçanın orjinali Jey Hawkings‘e ait, sözlerini Herb Slotkin ile beraber yazmış ve 1956 yılında single olarak yayınlamış. Geçen 60 yıl içerisinde David Gilmour ve Creedence Clearwater Revival gibi birçok ünlü isim tarafından coverlansa da müzik dünyasında I Put A Spell On You denildiğinde akla gelen ilk isim Nina Simone‘dır.

Simone, 1965 yılında çıkan I Put a Spell on You isimli albümünde parçayı ironik temasının dışına çıkarmış ve heyecan dolu bir aşk öyküsüne çevirmiştir. Yorum o kadar etkileyicidir ki John Lennon, aynı yıl yayınlanan Beatles‘ın Michelle isimli parçasında bu coverdan esinlendiklerini söyler. Continue reading

Sandi Thom – November Rain (Efsane Coverlar #31)

Sandi Thom, 2013 yılında çıkardığı cover albüm The Covers Collection içerisinde gençlik çağında dinlediği Nirvana, Pearl Jam, Hearth ve Fleetwood Mac gibi birçok gruptan parça seslendirmişti. Bu enfes akustik cover albümün en sevdiğim parçası ise Guns N’ Roses‘dan November Rain.

Parçanın orjinali grubun 1991 yılında çıkardığı Use Your Illusion I albümünde yer alıyor. Çıkışından kısa bir süre sonra Billboard listesinde 3 numaraya yükselen parça, 8 dakikalık uzunluğu ile ilk 10 içerisine giren gelmiş geçmiş tek uzun parçadır. Parçanın sözleri ve bestesi ise grubun efsane solisti Axl Rose tarafından yazılmış.