© 1992-2012 Tüm hakları saklıdır. Murat Yıkılmaz - SEO & SMO Expert
Bu sitede yayınlanan yazılar ve görseller kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yayında ve yapımda emeği geçen PS-CSS-WP-WODKA dörtlüsüne teşekkürler.
Google‘ın yeni sosyal ağ projesi olan Google+ yayın hayatına başlayalı neredeyse 2 ay oldu. Bu süreç içerisinde Google+’ı çok aktif olarak kullanmasam da ayrıntılı olarak inceledim ve gelişmelerini yakından takip ettim.
İlk olarak Facebook’u en zayıf noktasından, kullanıcı gizliliğinden vurmak isteyen ve bunun için “çevreler özelliğiyle” ön plana çıkan Gooogle+, kısa süre sonra bu özelliğinin o kadar da ilgi çekici olmadığını fark etti düşüncesindeyim. Zira günümüz internet kullanıcılarının birçoğu paylaşımlarını gizlemekte çok ısrarcı değil. Gizlilik isteyen kullanıcılar ise sadece bazı gönderilerini ailesinden ya da arkadaşlarından gizlemek istiyorlar ki, bunu da Facebook’ta kolaylıkla yapabiliyorlardı zaten.
Facebook’un asıl gizlilik sorunu uygulamalardan, kullanıcıların uygulamalara vermek zorunda kaldığı yetkilerden -aile, iş, arkadaş bilgilerine erişme gibi- kaynaklanıyordu ki, Google+ üzerinde şimdilik üçüncü parti uygulamalar bulunmuyor bile…
İkinci olarak Google+, kullanıcıların servis üzerinde daha çok vakit geçirmelerini, servise daha çok bağlanmalarını hedefleyen “konular” bölümünün de yeterli ilgiyi görmediğini fark etti. Bunun sebebi de bu bölüme çekilen içeriğin özel olarak filtrelenmemiş olmasıydı. Yani bu bölümdeki içerik organik arama sonuçlarının son bir saatlik bölümüyle tamamen aynıydı; yer yer kullanıcıları soğutan, kalitesiz ve spam içeriklerle doluydu.
Bu bölüme bir filtreleme uygulanmadığı, mesela sadece DMOZ’da kayıtlı web sitelerinden içerik çekilmediği taktirde kullanıcıların bu bölümde vakit geçirmesi büyük bir mucize olurdu ki, Google’ın mucizelerle arasının pek iyi değil olmadığı bilinmekte.
Peki ne oldu da Google+ bahsettiğim bu iki olumsuzluğa karşın bu denli ilgi gördü ve bu denli yükseldi diye sorabilirsiniz. Cevabı basit: merak uyandırması. Yıllardır tüm uygulamalarını kullanıcıları ile beraber geliştiren bir şirket olarak Google, Google+’a katılan kullanıcıların ilk olarak Google’ı yakından takip eden internet geliştiricilerinden oluşacağını ve bu kişilerin Google+’ın gelişmesi için geri bildirim göndereceklerini çok iyi biliyordu.
Bu sebeple, her şeyi tamamlanmış ve her şeyi Google’ın zevkine göre hazırlanmış bir sosyal ağ ile çıkış yaparak kumar oynamak yerine -ya tutar ya tumaz-, henüz hiçbir geliştirmesi yapılmamış, tüm geliştirmeleri kullanıcılarına bırakılmış bir sosyal ağ ile çıkış yapmayı tercih etti. Bu düşünceleri ile de hedef tahtasını oniki‘den vurdular.
Davetiyelerini alan web geliştiricisi ağırlıklı kullanıcılar Google+’ı eksileriyle ve artılarıyla görüyor ve tüm kullanıcılara açılmadan önce yeterince gelişebilmesi için geri bildirimgönderiyorlar ve Google+ bu kişilerin tanıtımları ile her geçen gün daha fazla merak uyandırıyor.
Google+, Google’ın interneti tekelleştirme planının son basamaklarından bir tanesi aslında. Aktif olarak kullandığınız bir Google hesabınız varsa ne demek istediğimi tahmin etmişsinizdir; Google+ ile beraber Google’ın diğer hizmetlerine gelen değişikliklerden bahsediyorum. Tüm Google hizmetleri aşağıdaki resimde gördüğünüz şekkilde tek bir üst menüde toplanmış bulunuyor mesela, hizmetler arasında kolayca geçiş yapabiliyoruz.
![]()
Google Hizmetler‘e bir göz atar ve internet üzerinde yaptığımız hemen hemen her işlem için bir Google hizmeti olduğunu görürseniz tekelleştirme derken neden bahsettiğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Şu anda kim ne derse desin sosyal ağlar haricinde internetin tamamının Google’ın elinde olduğu düşüncesindeyim.
Picasa(resim), Blogger(blog), Reader(içerik takibi), Youtube(video), Talk(konuşma), Gmail(mail), Haberler(haber) ve yazmaya üşendiğim, Türkiye’de henüz pek kullanılmayan diğer hizmetler… İnternet üzerinden yaptığınız her şeyde Google’ı kullanmak hoşunuza gider mi bilmiyorum ama, Google’ın gelecek planının bu olduğu kesin.
Son olarak, “gelecekteki hamleler ne olacak, Google interneti tekelleştirme planı çerçevesinde nasıl adamlar atacak?” diye düşünürsek aşağıdaki 10 sonuca kolayca varabiliriz;
Son olarak, henüz Google Plus’a kayıt olma fırsatı bulamadıysanız, buraya tıklayarak davetiyelerim üzerinden kayıt olabilirsiniz.
© 1992-2012 Tüm hakları saklıdır. Murat Yıkılmaz - SEO & SMO Expert
Bu sitede yayınlanan yazılar ve görseller kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yayında ve yapımda emeği geçen PS-CSS-WP-WODKA dörtlüsüne teşekkürler.
Ana Sayfa | Hakkımda | Projelerim | Arşiv | İletişim
Bilinenin Ötesinde bir Kişisel Blog
[...] önce Google+ ve Google’ın Gelecek Planları başlıklı yazımda Google’ın Facebook’un arama sonuçlarındaki etkisini [...]