Hayalimdeki Müzik Grubu

Eski bir arkadaşımla karşılaşıp, aradan yıllar geçmemiş gibi müzik sohbetine dalmıştım ki, birden bana “hayalindeki müzik grubunda kimler olurdu?” diye bir soru yöneltti. Aniden gelen soruya şaşırmışken, benim gibi hazırcevap birinin düştüğü durumu görüp epey neşelendi ve böyle bir şeyi daha önce hiç düşünmediğimi anlayıp baskı yapmaya başladı.

Bir yandan soruyu geçiştirmeye çalışıyor, bir yandan da aslında hoşuma giden soruya kafamda hızlı bir cevap arıyordum derken halimden hoşnut kalıp soruyu cevaplamam için üç kural koydu: yaşayan müzisyenlerden seçim yapacaksın, bir gruptan iki kişi seçmeyeceksin ve 5 dakika süren var.

Son zamanlarda sıkça dinlediğim için aklıma ilk gelen isim “Father, Flea and Holy Spirit” esprisiyle beraber Flea oldu. Hemen arkasından Metallica’dan Cliff Burton ve The Who’dan John Entwistle aklıma düşse de ikisi de ölü olduğu için Flea seçimimi kilitledim.

Sonra bir zamanlar Finally Free’deki solo performansıyla bateri dediğimde tek geçtiğim Mike Portnoy direk aklıma geldi. Flea ile uyar mı dedim, karar veremedim ve “nasıl bir grup olacak bu?” sorusunu ilk kez o anda bir düşündüm, ama bu soruya da hızlı bir cevap veremedim. Elbette John Bonham aklıma gelen ilk alternatif isimdi ama öldüğü için eledim. Bir de Neil Peart geldi aklıma ama onun da yaşayıp yaşamadığını bilmediğim için pas geçtim ve başa dönüp Mike Portnoy dedim.

Enstrümandan giderken elektro gitarı da seçip grubu vokalist seçimiyle kapatmak istedim ama aklıma çok isim gelince aslında en zor seçimin bu olduğunu fark ettim ve vokaliste döndüm. Robert Plant diyerek tam seçim yapıyordum ki birden aklıma Jeff Martin geldi, “neden olmasın?” dedim. Bir zamanlar Zincir’de The Tea Party – Underground dinlerken, Jeff Martin’i alıp Rammstein’ın solisti yapabileceğimizi bile iddia etmiştim. Bu adam bu sesle her şeyi söyler ki, sesi The Doors’un efsanesi Jim Morrison‘a da sıkça benzetiliyor.

Gitar dediğimde aklıma gelen ilk isim Steve Vai oluyor, bu yıllar geçse de değişmeyecek sanırım ama kendisinin bir gruba uyum sağlayacağını pek düşünmüyorum. Stevie Ray Vaughan diye bir çıkış yapacaktım ki, içimden bir ses “yok artık, saçmalama” dedi. Sonra şöyle bir düşünüp Keith Richards ile Jimmy Page ikilisinde karar kıldım ama arkadaşım birini seçmemi söyleyince, “tarzının dışına çıksa da ruhunu kaybetmiyor” diyerek Keith Richards‘ı seçtim.

Tüm bu seçimler sırasında epey sohbet ettik ve beş dakika kuralını karşılıklı olarak çiğnedik ama yine de tüm seçimlerim aklıma gelen ilk isimlerden oldu, derinlemesine düşünmedim. Yukarıdaki kadro tamamlanınca, elbette “bu grup ne çalar?” diye tartışmaya başladık;  bir süre şakalaştıktan sonra, “bu kadroya Peter Bardens‘i eklerim, progresif rock efsanesi olur. İlk albümün ismini de 2061: a progressive rock odyssey koyar, peynir-ekmek gibi satarım” sözlerimle grubun ara sezon transferini yapmış ve ilk albümün adını belirlemiştim.

Geriye tek bir şey kalmıştı, grubun adı ne olacak? İşte onu bulamadık. Ortaya attığımız isimler, ilk olarak albüm isminden esinlenerek Progressive Rock Odyssey ve klasikleşmiş esprilerden Big Band Theory ile sınırlı kaldı. Saçma sapan isimler uydururken, eski bir arkadaşımın blog isminden esinlenerek Mendel’s Favorite Pea bile dedim ki aslında tam da prograssive rock grubu ismi gibi ama içimize sinmedi. Sonra Emerson Lake and Palmer gibi bir isim bulalım dedik, baktık ki 5 kişilik gruba böyle isim bulunmaz. Espri seviyesi Eloy’dan esinlenip Diloy koymaya kadar düşünce, konuyu kapattık ve grup isimsiz kaldı.

Şimdi yazarken fark ettim ki, aslında çok daha önemli bir şeyi daha atlamışız. Bu grubun şarkı sözlerini kim yazacak? Bunu iyi-kötü hiç düşünmemiştik ama grup ilk albüm için stüdyoya kapandı bile… Bu yüzden bu iş Keith Richards ve Peter Bardens’a kaldı demektir. Bakalım isimsiz grubumun ilk albümü ne zaman çıkacak…

Bir Cevap Yazın