Yaratıcılığı Tetiklemek İçin Gündelik Hayatın Kalıplarından Uzaklaşmak Gerekiyor

Her zaman tek bir doğru olması yerine, bazen birden fazla doğru olabilmesi hayatı renkli kılıyor. Üç yaşındaki bir çocuğu beşinci kat balkonuna çıkardığımda, nefesini tutarak aşağıya bakmış ve şöyle demişti: Aşağısı ne kadar uzak!

Gündelik hayatın diline alışmamış bir zihnin ne kadar farklı bir bakış açısı yakalayabileceğine güzel bir örnek. Farklı bakabilmek, bakış açımızı sınırlandırmamak için, gündelik hayatın kalıpları içerisine girmememiz gerektiğini düşündürüyor. Yeri geldiğinde biraz çocuk olup, kendi dünyamızda yaşamak gerekiyor; çünkü kendimizi popüler kültürün dışında tutmamız, yaratıcılık için büyük önem taşıyor.

Richard Buckminster Fuller’in sözlerini daha çok anımsamak, hiç unutmamak gerek, “benim için çalışmak ve kendimi bilinen işlerin dışında tutmak temel önemdedir”.

Çocuklar İçin Yenilikçi Oyun Alanları

Monstrum, Danimarka’da çocuklar için sanatsal ve mimari kaliteye odaklı oyun alanları üreten bir şirket. Sanatçı, tasarımcı, mimar, marangoz ve inşaatçılardan oluşan 41 kişilik ekibin tasarladığı ve ürettiği oyun alanları, hem çocuklara hem de yetişkinlere ilham verici nitelikte.

Monstrums’ın oyun alanlarının tasarımı öykülere dayanıyor. Her tasarım bir öyküyü konu alıyor ve bu öykü çerçevesinde tematik olarak hazırlanıyor. Tüm tasarımların ortak amacı ise, çocukların motor becerilerini geliştirmek ve onları hayal güçlerini kullanmaya teşvik etmek. Şirkete göre tasarımlar kentsel alanda bir manzara niteliği de taşıyor ve insanlar yalnızca onlara bakarak gülümseyebiliyor. Devamını Oku »

İspanya İç Savaşı’nın Sanata Yansımaları

Lise dönemimin ilk yılında, Ali Çimen‘in Tarihi Değiştiren Savaşlar isimli kitabını okurken, kitap tarih öğretmeninin ilgisini çekmiş ve bir göz atmak istemişti. Kitabın ön bölümündeki içindekiler listesini inceledikten sonra “güzel kitap ama İspanya savaşları yok bunda, onlar çok önemlidir, ileride rastlarsın belki” demişti. O gün uyanan merakım beni İspanya savaşlarına itmiş, önce Vesaret Savaşı’nı, daha sonra da İç Savaş’ı epey bir araştırmıştım.

Neredeyse bir dünya savaşı niteliği taşıyan İspanya Veraset Savaşı sonrası imzalanan Utrecht Barışı, günümüz Avrupa’sının güç paylaşımının temellerini oluşturmuş. Ekonomik ve siyasal etkileri oldukça geniş olan bu savaş üzerine kitap taradığımda, karşıma pek sonuç çıkmamıştı.

İspanya İç Savaşı ise okuyanları halen heyecanlandıran, sanata ve aktivizme etkileriyle hepimizin hayatının bir köşesinde karşısına çıkabilecek önemde bir savaş. Cumhuriyetçilerin tarafında savaşın bir parçası olan o kadar çok sanatçı var ki, saymakla bitmez. Savaşı gözlemlemek için giden W. H. Auden, savaşı en önemli eserine yansıtan Pablo Picasso, savaş muhabiri olan Ernest Hemingway, milislere katılan George Orwell ve Pablo Neruda ilk aklıma gelen isimler…

İspanya İç Savaşı’nın sanata yansıması o kadar önemli ve genişti ki, savaşa dair kaynakları taradığımda karşıma kısa zamanda baş edemeyeceğim kadar çok eser çıkmıştı. O günden bugüne, merakım doğrultusunda bu eserlerin büyük bir kısmını okudum, izledim, dinledim. Geçtiğimiz günlerde de bunlardan birisini, George Orwell’ın milis olarak katıldığı savaştaki deneyimlerini anlattığı, ülkemizde BGST Yayınları‘ndan çıkan Katalonya’ya Selam‘ı bitirdim.

Bugün, aklıma okuduğum tüm bu kitapları listeleyeceğim bir yazı yazma fikri düştüğünde her zaman olduğu gibi kaynak taraması yaparken, bu içeriği biraz daha geniş tutmaya ve yalnızca kaynakları değil, izlediğim filmleri ve bildiğim şarkıları da eklemeye karar verdim. Resimlerin üzerine tıklayarak eserlerin IMDB ve Goodreads sayfalarına ulaşabilirsiniz.

İspanya İç Savaşı’na Dair Kitaplar

Seçtiğim bu yedi kitap içerisinde, henüz okumadığım ama parantez açmak istediğim önemli bir tanesi var.  Lenin çevirileriyle ismine aşina olduğum Ferit Burak Aydar, İspanya İç Savaşı üzerine Türkçedeki ilk özgün çalışmaya imza attı. Agora Kitaplığı‘ndan 2017 Mayıs’ında çıkan İspanya İç Savaşı’nın İzinde isimli eserinde savaşın ve devrimin izini sürüyor. Kısa zamanda kitaplığıma ekleyip okumak istediğim bir eser. Devamını Oku »

Age of 2048 (Küçük Oyunlar #4)

2048 oyunu, Threes oyununun değiştirilmiş bir versiyonu olarak 2014 yılında yayınlanmış, kısa süre içerisinde en çok oynanan mobil oyunlardan birisi haline gelmişti. 4×4 bir alan içerisinde oynanan oyunda, aynı sayıları üst üste getirerek toplama yapıyor ve 2048 sayısına ulaşmaya çalışıyorduk. Kısa bir süre içerisinde viral etkisiyle yayılarak büyük bir kitleye ulaşan oyun, hiçbir yenilik sunmaması sebebiyle zamanla kullanıcıları sıkmış ve uygulama çöplüğünde yerini almıştı.

Bu durumu fırsata çevirmek isteyen Soulgit Games, 3 yıllık bir aradan sonra oyunu yeni ve görsel ağırlıklı bir arayüzle Age of 2048 olarak yeniden canlandırdı. Age of 2048’de toplama işlemini bu kez binalar ile yapıyor, aynı binaları toplayarak daha üst seviyede bir bina inşa ediyorsunuz. Amacınız ise oynadığınız çağda en yüksek binayı inşa etmek.

Oyunda şimdilik Taş Çağı, Klasik Çağ, Orta Çağ ve Endüstri Çağı olmak üzere dört farklı çağ yer alıyor. Yakın zamandaki güncellemeler ile Küresel Çağ ve Uzay Çağı da eklenecek.

Ayrıca yine 2048’den farklı olarak, Age of 2048’de Geri Al, Sihirli Değnek ve Temizleyici isimlerinde üç farklı bonus aracınız da bulunuyor. Bu bonusları reklam izleyerek ve oynayarak elde edebileceğiniz gibi, uygulama içi satın almalarla da elde edebiliyorsunuz.

Oyunu, android işletim sistemine sahip cihazınız için şuradan indirebilirsiniz.