Camel Türkiye’ye Geliyor! Bileti Olan?

Bir müzik grubunu ya da müzisyeni yalnızca yaptığı müzik ile değil, duruşuyla, tutumuyla, sözleriyle ve diğer birçok şeyle beraber bir bütün olarak severiz. Bu yüzden, “en iyi müzik grubu?” ve türevi bir soru sorulduğunda, Beatles, Dylan, Elvis, Zeppelin, Hendrix, Stones ve akla gelen diğer tüm isimler, birbiriyle kıyaslanamayacak kadar iyidir, benim için hepsi ayrı ayrı güzeldir. Yalnız, birisi gelir de “dünyanın en iyi müziğini yapan grup?” diye bir soru sorarsa, yalnızca “müzik” ile filtreleme yaparsa, hiç düşünmeden Camel derim. Bu adamların albümlerinin, parçalarının müzikal kalite ortalaması, ürettikleri 30 sene boyunca dünya standartlarının çok üzerine çıkmış. Hala dinlerken beni uzaya çıkarabiliyorlar… Continue reading »

Çocuklar İçin Yenilikçi Oyun Alanları

Monstrum, Danimarka’da çocuklar için sanatsal ve mimari kaliteye odaklı oyun alanları üreten bir şirket. Sanatçı, tasarımcı, mimar, marangoz ve inşaatçılardan oluşan 41 kişilik ekibin tasarladığı ve ürettiği oyun alanları, hem çocuklara hem de yetişkinlere ilham verici nitelikte.

Monstrums’ın oyun alanlarının tasarımı öykülere dayanıyor. Her tasarım bir öyküyü konu alıyor ve bu öykü çerçevesinde tematik olarak hazırlanıyor. Tüm tasarımların ortak amacı ise, çocukların motor becerilerini geliştirmek ve onları hayal güçlerini kullanmaya teşvik etmek. Şirkete göre tasarımlar kentsel alanda bir manzara niteliği de taşıyor ve insanlar yalnızca onlara bakarak gülümseyebiliyor. Continue reading »

İspanya İç Savaşı’nın Sanata Yansımaları

Lise dönemimin ilk yılında, Ali Çimen‘in Tarihi Değiştiren Savaşlar isimli kitabını okurken, kitap tarih öğretmeninin ilgisini çekmiş ve bir göz atmak istemişti. Kitabın ön bölümündeki içindekiler listesini inceledikten sonra “güzel kitap ama İspanya savaşları yok bunda, onlar çok önemlidir, ileride rastlarsın belki” demişti. O gün uyanan merakım beni İspanya savaşlarına itmiş, önce Vesaret Savaşı’nı, daha sonra da İç Savaş’ı epey bir araştırmıştım.

Neredeyse bir dünya savaşı niteliği taşıyan İspanya Veraset Savaşı sonrası imzalanan Utrecht Barışı, günümüz Avrupa’sının güç paylaşımının temellerini oluşturmuş. Ekonomik ve siyasal etkileri oldukça geniş olan bu savaş üzerine kitap taradığımda, karşıma pek sonuç çıkmamıştı.

İspanya İç Savaşı ise okuyanları halen heyecanlandıran, sanata ve aktivizme etkileriyle hepimizin hayatının bir köşesinde karşısına çıkabilecek önemde bir savaş. Cumhuriyetçilerin tarafında savaşın bir parçası olan o kadar çok sanatçı var ki, saymakla bitmez. Savaşı gözlemlemek için giden W. H. Auden, savaşı en önemli eserine yansıtan Pablo Picasso, savaş muhabiri olan Ernest Hemingway, milislere katılan George Orwell ve Pablo Neruda ilk aklıma gelen isimler…

İspanya İç Savaşı’nın sanata yansıması o kadar önemli ve genişti ki, savaşa dair kaynakları taradığımda karşıma kısa zamanda baş edemeyeceğim kadar çok eser çıkmıştı. O günden bugüne, merakım doğrultusunda bu eserlerin büyük bir kısmını okudum, izledim, dinledim. Geçtiğimiz günlerde de bunlardan birisini, George Orwell’ın milis olarak katıldığı savaştaki deneyimlerini anlattığı, ülkemizde BGST Yayınları‘ndan çıkan Katalonya’ya Selam‘ı bitirdim.

Bugün, aklıma okuduğum tüm bu kitapları listeleyeceğim bir yazı yazma fikri düştüğünde her zaman olduğu gibi kaynak taraması yaparken, bu içeriği biraz daha geniş tutmaya ve yalnızca kaynakları değil, izlediğim filmleri ve bildiğim şarkıları da eklemeye karar verdim. Resimlerin üzerine tıklayarak eserlerin IMDB ve Goodreads sayfalarına ulaşabilirsiniz.

İspanya İç Savaşı’na Dair Kitaplar

Seçtiğim bu yedi kitap içerisinde, henüz okumadığım ama parantez açmak istediğim önemli bir tanesi var.  Lenin çevirileriyle ismine aşina olduğum Ferit Burak Aydar, İspanya İç Savaşı üzerine Türkçedeki ilk özgün çalışmaya imza attı. Agora Kitaplığı‘ndan 2017 Mayıs’ında çıkan İspanya İç Savaşı’nın İzinde isimli eserinde savaşın ve devrimin izini sürüyor. Kısa zamanda kitaplığıma ekleyip okumak istediğim bir eser. Continue reading »

Gothic Prenses Victoria Francés

İspanyol gothic illustrator Victoria Francés ile ilk tanışmam EDUCA’dan puzzle olarak aldığım La Reina De Los Proscritos adındaki bu eseri sayesinde olmuştu. Daha sonrasında birçok çalışmasını incelemiş ve birkaç tablosunu daha puzzle olarak tamamlamış olsam da, içerisindeki imgeler sebebiyle en sevdiğim eseri her daim bu olmuştur. Edgar Allan Poe, H.P. Lovecraft ve Anne Rice gibi edebiyatın ünlü korku hikayecilerinden ilham alan Frances, gothic çalışmalarına bu ilhamı sıradışı bir şekilde yansıtıyor.

Yukarıdaki çizimler, sanatçının 2008-2009 yılları arasında yaptığı Puslu Sirk (Misty Circus) isimi en beğendiğim çalışmasından. Bu çalışmanın tamamına ve diğer çalışmalarına Victoria Francés’in sitesinden göz atabilirsiniz.

Albüm Kapakları Canlanırsa…

İsrail’de, Bezalel Sanat ve Tasarım Okulu‘nda ikinci sınıfta olan Vania Heymann isimli bir öğrenci, Roy Kafri‘nin Mayokero isimli parçası için efsane albüm kapaklarını canlandırmış ve ortaya bu harika videoyu çıkarmış. Ben özellikle Bob Dylan‘ın iki farklı albüm kapağını kullanarak yaptığı bölüme bayıldım ve kimdir bu adam diyerek gezinirken, kendisinin Youtube Kanalında birçok çalışması olduğunu gördüm. Siz de bir göz atın.