Paralel evren, bu nasıl düzen?

İçimdeki Çocuk: Zeze

Birisi vardı. Dişlerindeki telleriyle sırıtarak, tüm tatlılığıyla Zeze derdi bana sürekli. İlk söyleyişinde, hoşuna gitsin de söylemeyi bırakmasın diye “o ne?” demiştim. Sonra, uzun bir süre boyunca “kitabı okudun mu?” diye her sorduğunda, “okumadım” cevabını vermiştim. Hoşuma gidiyordu onun Zeze’si olmak. Bir gün kucağında yatarken sen okursun bana, diyordum…

Sonra o gitti, ben istediğim için gitti. İkimiz de üzüldük, ikimiz de ağladık ama gitti. Geriye dönmesini istediğimde, geriye dönüp dönmeyeceğine karar verebilecek kadar uzaklaşmıştı, dönmedi. Söyleyebilsem döneceğini bildiğim şeyler vardı, söyleyemedim, o da gitti. O gittiğinden beri içimdeki çocuğa Zeze diye sesleniyorum…

Çok yaramazlık yaptım, çok kişinin canını yaktım ama yaşadığım bunca yıl boyunca hiçbir insana isteyerek kötülük yapmadım. Zeze’nin yaptığı çorap şakası gibiydi yaptığım yaramazlıklar, sonuçlarını düşünmezdim hiç. Eh, yaramazlık da bu değil midir zaten?

Sevmediğim insanlar da oldu, nefret ettiğim insanlar da oldu evet, ama yalnızca uzaklaştım onlardan. Hiçbir kötülük yapmadım, sadece sildim o insanları. Bir kez sildikten sonra da, bir gün olsun arayıp sormadım. Böyle uzaklaştım onlardan, onları kendimden mahrum bırakarak ceza verdim onlara, kendimce…

Zamanla bu sayede birçok insanı tanıdım… Mesela, sildiğim yakın bir arkadaşım vardı. Bir gün, yaptığı davranışlara uyarılarıma rağmen devam ettiği bir gün, bir kafede bırakıp gitmiştim, arayıp sorma demiştim. Yıllar geçti aradan, ne ben arayıp sordum ne de o, ama benim aksime o herkese bir şeyler söyledi arkamdan, beni ayarlaması, dalga geçmesi için kız ayarlamaya çalışacak kadar saçma sapan şeyler yapmıştı, biliyorum. Üstüne, benim için “arkamda konuşuyor” demişti birçok kişiye…

Tanrım! Televizyonlardaki saçma entrika dolu dizilerinden farkı yok, yaptıklarını düşündükçe tiksiniyorum. Evet ben, benim gibi böyle şeylerden uzak görünen bir insan bile yaşadı bunları. Ne mi yaptım? Hiçbir şey… Sadece onun yaptıklarını düşündüm, düşündüm ve ondan daha çok nefret ettim. Başka hiçbir şey yapmadım. Bu kadarını da yapayım ama değil mi, insanım sonuçta…

Tam olarak nasıl anlatsam bilmiyorum. Neden bu kadar uzun yazdım onu da bilmiyorum. Hemen hemen her insan gibi, ben de kimseyi üzmek istemiyorum işte. Yaptığım yaramazlıklar sonucunda üzülenler varsa, üzgün olduğumu bilmelerini istiyorum sadece…

Yazıyı Paylaşmak İster Misiniz?
Yorumlar

Bir Cevap Yazın

SOSYAL AĞLAR
SON YAZILAR
KATEGORİLER
E-MAİL ABONELİĞİ
SPONSORLAR
SOR BAKALIM

FormSpring

SON YAZILAR
SON TWİTLER

WordPress Bağımlısı

© 1992-2012 Tüm hakları saklıdır. Murat Yıkılmaz - SEO & SMO Expert

Bu sitede yayınlanan yazılar ve görseller kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Yayında ve yapımda emeği geçen PS-CSS-WP-WODKA dörtlüsüne teşekkürler.

Ana Sayfa | Hakkımda | Projelerim | Arşiv | İletişim

Bilinenin Ötesinde bir Kişisel Blog