Justice League – Adalet Birliği (2017)

Çizgi roman dünyasında DC’nin Justice League ekibinin ilk sahneye çıkışı 1960 yılında yayınlanan The Brave and the Bold serisinin 28. sayında olmuştur. The Avangers ekibi ise bundan üç sene sonra, “bizim neden bir süper kahramanlar takımımız yok?” diye düşünen Marvel’ın karşı girişimi olmuş. Sinema dünyasında ise bu durumun tam tersini yaşadık ve Marvel’ın The Avangers ile yakaladığı başarıya ağzı sulanan bir DC ile karşılaştık.

The Avangers öncesinde Marvel karakterlerini farklı filmlerle tanıtmış ve tüm filmler oldukça beğeni toplamıştı. The Avangers hazır bir karakter altyapısı üzerine kurulmuş, karakterlerin birbirlerine yaklaşımları ile esprili bir senaryo çerçevesinde oluşturulmuş başarılı bir filmdi. Captain America, Iron Man, Iron Man 2, The Incredible Hulk ve Thor filmleriyle her karakteri ayrı ayrı biliyorduk.

Aquaman, The Flash ve Cyborg filmde ilk kez görülen karakterler.
Aquaman, The Flash ve Cyborg filmde ilk kez görülen karakterler.

DC ise gişedeki pasta payını kaçırmamak için bu önemli konuyu ciddi anlamda gözardı etti ve “zaten en tanınmış süper kahramanlardan ikisi ekipte Batman ve Superman” düşüncesiyle hiçbir karakteri tam anlamıyla tanıtıp sevdiremeden Justice League ekibini izleyicinin karşısına çıkardı. Justice League öncesinde Man of Steel ve Batman v Superman: Dawn of Justice haricinde yalnızca Wonder Woman ile farklı bir karakter tanıyabildik. Adalet birliğinin diğer üyeleri The Flash, Aquaman ve Cyborg‘u ilk kez sinemada gördük.

Hikayeye giriş yapacak olursak, film Batman’in yaklaşan tehlikeye karşı ekip kurmaya çalışmasıyla başlıyor. Ekip üyelerini birer birer görürken, kötü karakterimiz Steppenwolf de dünyaya yeniden dönerek ana taş adı verilen kutuları ele geçirmeye başlıyor.  Ekip bir araya geldiğinde, Steppenwolf’ün aradığı son kutunun Cyborg’a yeteneklerini kazandıran kutu olduğu anlaşılıyor.

Adalet Birliği: Ben Affleck, Henry Cavill, Jason Momoa, Gal Gadot, Ezra Miller ve Ray Fisher
Adalet Birliği: Ben Affleck, Henry Cavill, Jason Momoa, Gal Gadot, Ezra Miller ve Ray Fisher

Steppenwolf daha önce İnsanların, Amazonların ve Atlantislilerin beraber savaştığı son savaşta zor yenilebilmiş ve Superman’in ölümüyle kendisini yenecek kimsenin kalmadığını düşünerek dünyayı ele geçirmek için yeniden dönmüş, oldukça güçlü bir karakter. Geçmişteki savaşta Lantern Corps bile Steppenwolf’e karşı yardıma gelmiş.

Orduların birleşerek yendiği bir kötülüğünün karşısında yalnızca beş kişilik bir ekibin yetersiz olacağını bilen kahramanlarımız, çareyi Steppenwolf’ün çekindiği tek karakteri, Supeman’i diriltmekte buluyor.

Adalet Birliği'nin yönetmen koltuğunda Zack Snyder oturuyor.
Adalet Birliği’nin yönetmen koltuğunda Zack Snyder oturuyor.

Filmin yönetmen koltuğunda daha önce Man of Steel’in yönetmenliğini yapan ve Wonder Woman’ın senaryo ekibinde bulunan Zack Snyder oturuyor. Yönetmenlik anlamında filmin önceki DC filmlerinden bir tık üstte olduğunu söyleyebilirim. Bunun en belirgin tarafı da, diğer filmler gibi bizleri karanlığa boğmuyor oluşuydu. Sanıyorum ki birisi DC’nin film setindeki ışık düğmesini bulmayı başarmış.

Yönetmen artısına karşın, yukarıda bahsettiğim üzere karakterlerin alt yapısı oluşturulmadığı için senaryonun çok hızlı ilerlemesi ve yalnızca ana konulara değinmesi filmi yetersiz kılıyor. Ray Fisher‘ın Cyborg perfomansı kabul edilebilir, Jason Momoa‘nın Aquaman performansı nevi şahsına münhasır olarak nitelendirilebilse de, Ezra Miller‘ın canlandırdığı The Flash karakteri DC sevenleri sinemadan koparıyor. Ya arkadaş, bu nasıl Flash?

Sonuç itibariyle IMDB’de 6/10 olarak puanladığım film, büyük bir beklenti içerisine girilmeden, yalnızca DC evreninden kopmamak için izlenilebilecek klasik bir film olmuş. Gişe rakamlarının da beklentinin altında kaldığını gören DC umuyoruz ki daha iyi filmlerle karşımıza çıkar.

Bir Cevap Yazın