Kısaca Yaşanan Hayatlar…

Son zamanlarda google keyword planlaması yaparken ilgimi çeken bir şey var. Derinlemesine bilgi gerektiren her aramanın sonunda bir “kısaca” yazısı ile karşılaşıyorum. Basit bir örnek az önce gözüme çarptı; Google’da “yenilenebilir enerji kaynakları kısaca” aylık 1000 arama alıyor. Dünyanın geleceğini belirleyen en önemli alanda bile, ilgi duyan insanlar “kısaca” bilgi edinmek istiyor. Bu yüzden ben, bu sondaki kısacaların üzücü olduğunu düşünüyorum.

İnsanlar her şeyin kısasına o kadar alıştı ki, hayatları da artık buna göre şekilleniyor. Kimse uzun okumuyor, kimse detay bazında bilgi birikimine sahip değil. Toplumun bilgi düzeyi tl-dr düzeyinde yazılan makaleler ile oluşturuluyor. Herkes sonuca odaklı, sonuca varmak için en kısa yol neyse oradan gitmeye hazır bir zihniyette yaşıyor. Bu yolun doğru ya da yanlış olduğunu kimse umursamıyor, “vicdan” yalnızca sesi bastırılması gereken bir içsel güç haline gelmiş.

Yaşadığımız toplumda herkes, hikayenin Gregor Samsa’nın bir sabah dev bir böceğe dönüşmesiyle başladığını sanıyor; kimse neden ve nasıl dönüştüğünü umursamıyor.

Bir Cevap Yazın