Zihin Okuma Bulunsa Bile…

Zihin okuma bulunsa bile, birilerinin kafamdan geçenleri anlayabilmesi için Klingonca öğrenmesi gerekirdi. Bunu hissedersem de, sanırım kendi dilimi yaratır ve o dilde düşünürdüm. Hem ben, dilin aksine beyin frekanslarının da tıpkı DNA gibi her insanda farklılık gösterdiğine inanıyorum.

Bence, her insandaki alfa, beta, delta ve diğer keşfedilen frekansların %99.9’u aynı olsa bile, iki kişinin ayırt edilmesine yetecek kadar frekans farklılığı vardır. Bu sebeple, zihin okuma bulunsa bile, herkes için ayrı bir anahtar gerekeceğinden, uygulama pek pratik olmazdı düşüncesindeyim.

Angelina Jordan – I Put A Spell On You (Efsane Coverlar #32)

Parçanın orjinali Jey Hawkings‘e ait, sözlerini Herb Slotkin ile beraber yazmış ve 1956 yılında single olarak yayınlamış. Geçen 60 yıl içerisinde David Gilmour ve Creedence Clearwater Revival gibi birçok ünlü isim tarafından coverlansa da müzik dünyasında I Put A Spell On You denildiğinde akla gelen ilk isim Nina Simone‘dır.

Simone, 1965 yılında çıkan I Put a Spell on You isimli albümünde parçayı ironik temasının dışına çıkarmış ve heyecan dolu bir aşk öyküsüne çevirmiştir. Yorum o kadar etkileyicidir ki John Lennon, aynı yıl yayınlanan Beatles‘ın Michelle isimli parçasında bu coverdan esinlendiklerini söyler. Devamını Oku »

Ursula K. Le Guin – Kadınlar Rüyalar Ejderhalar

Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz Serisi‘ni ilk okuduğumda, ona yalnızca bir fantastik macera gözüyle bakmıştım. Kitapların asıl konusunu ve sakladığı imgeleri anlamaktan oldukça uzaktım. Yıllar sonra yeniden okuduğumda ise, aslında ne kadar derin anlamlar içerdiğini fark etmiş ve Yüzüklerin Efendisi‘ne düşünülenden de yakın olduğunu anlamıştım.

Le Guin’in eserlerinin amacı, okuyucuyu incitmeden sarsmaktır. İlk bakışta bir fantastik macera olarak görünen Yerdeniz’in her bir kitabı, aslında hayatın en önemli olaylarını konu alır. Yerdeniz Büyücüsü büyümeyi, Atuan Mezarları cinselliği ve En Uzak Sahil ise ölümü anlatır. Yalnızca anlatmakla da kalmaz, sizin kendi büyümenizi, kimliğinizi ve yaşamınızı anlamanızı sağlayacak derin imgeler taşır. Devamını Oku »

Çocuklar İçin Yenilikçi Oyun Alanları

Monstrum, Danimarka’da çocuklar için sanatsal ve mimari kaliteye odaklı oyun alanları üreten bir şirket. Sanatçı, tasarımcı, mimar, marangoz ve inşaatçılardan oluşan 41 kişilik ekibin tasarladığı ve ürettiği oyun alanları, hem çocuklara hem de yetişkinlere ilham verici nitelikte.

Monstrums’ın oyun alanlarının tasarımı öykülere dayanıyor. Her tasarım bir öyküyü konu alıyor ve bu öykü çerçevesinde tematik olarak hazırlanıyor. Tüm tasarımların ortak amacı ise, çocukların motor becerilerini geliştirmek ve onları hayal güçlerini kullanmaya teşvik etmek. Şirkete göre tasarımlar kentsel alanda bir manzara niteliği de taşıyor ve insanlar yalnızca onlara bakarak gülümseyebiliyor. Devamını Oku »

Yanlışı Meşrulaştırmak

Bazen bir şey yazdığımızda, bir eleştiride bulunduğumuzda birisi çıkıp hemen şöyle bir cümle kuruyor: “sanki her şey tamam da, bir bu eksik!” Mantıksal anlamda baktığımızda, bu cümleyi kuran kişiler, olayları önem sırasına koyan ve önem sırasına göre davranışlarını belirleyen kişilerdir. Ben ise, yanlışlar konusunda böylesine seçici bir karşı duruşla bir yere varılamayacağı düşüncesindeyim.

Bir yanlış, daha önemli başka yanlışlar var denilerek meşrulaştırılmamalıdır. Hepsinin adı üstünde zaten, yanlış! Büyük-küçük demeden her yanlışa karşı durmak gerekir. Toplum olarak ancak bu şekilde bulunduğumuz konumdan daha iyi bir konuma gelebiliriz.