Sürekli Artan Kitap Fiyatlarına Karşı

Çok sevdiğim o adamın “iki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim” sözünün izinde, yıllardır kitaba para verirken hiç düşünmedim. Korsan okuyayım, param bende kalsın da demedim. Elime geçen iki kuruştan birinin, hatta bazen ikisinin kitaba gitmediği dönem yoktur.

Buna karşın o iki kuruşun değeri her gün azaldı. Hayatımızı yaşanmaz kılan birileri yüzünden, diğer her şeyi daha az yapabildiğimiz gibi iki kuruşla da hep daha az okur olduk. Eskiden yalnızca akademik kitapların fiyatlarını fahiş bulurdum. Örneğin, Tudor Bompa’nın antrenman bilimi üzerine kitapları ülkemizde olmadığı için, ciddi miktarlar ödeyerek Amazon’dan ya da Google Play’den almak zorunda kalırken üzülürdüm. Son dönemde ise ülkemizde basılan kitapların fiyatlarının bile kabul edilemeyecek bir hal aldığını düşünerek kendimce bir tepki belirledim.

Daha önce ülkemizde bulamadığım yabancı kitapları mecburen alıp okumak haricinde hiçbir ekitap okuma deneyimim yokken, bir süredir korsan epub okuyorum ve okuduklarımın bir listesini yapıyorum. Listedeki kitapları da okuduktan sonra, dönem dönem uygun fiyatlarla satın alıyorum. Şu sıralar Agatha Christie’nin Hercule Poirot kitaplarını okuyorum mesela, bir kitabı çok rahat bir günde bitiriyorum. Her bir kitap, 20-30 TL arasında olunca almak mantık dışı geliyor. Bu seriden 20 kadar kitap okudum, ancak henüz 11 tanesi elimde var.

Okuduklarımın tamamını almaya kalksam, herhalde aylık 1000 TL civarında bir kitap masrafım olurdu. Başlangıçta almadığım 3 kitap varken, bu sayı 5, 10, 20 diyerek gidiyor. Kurucusunun binlerce kitap okuduğu ülkede kitaba para verirken düşünmeyeceğimiz yarınların umuduyla, bir gün alır ve kütüphaneme eklerim diyerek listeliyorum.

Bu tepkimle, bu sözlerimle elbette ki korsanı aklamaya, iyi göstermeye çalışmıyorum. Yalnız sorunun temelinde, elimizde olmayan kararlar yattığı için böyle bir tepki geliştirmekte haklı olduğumu düşünüyorum. Kitap fiyatlarının bu denli yükselmesinin, ülkede kağıt sıkıntısı olmasının, ekonomik sıkıntılar olmasının sorumlusu ben değilim. Sorumlusu olmadığım sorunlara karşı, “emeği korumak adına” bir süre direnebilirim ancak bu direniş kendi bütçeme, yaşantıma ciddi sorun teşkil ederken asıl direnmesi gerekenler sessiz kalıyorsa, o direnişin bir anlamı olmaz.

Son bir ayda birden artan fiyatlara karşı hangi yayınevi açıklama yaptı? Kimisi fiyat arttırıp okuyucuyu mağdur ediyor, kimisi sessizce kepenk kapatıp gidiyor. Hiçbiri okuyuculara bir açıklama yapıp, gelin beraber tepki gösterelim, sorunu çözelim demiyor. Yerli yazarlarımız söz konusu olduğunda da durum değişmiyor. Mevcut durumda kendi ülkesine, ekmeğine, okuyucusuna saygı göstermeyenlere karşı “düşünceli” olmamız ve kendimizden vermemiz hak etmeyecekleri kadar büyük bir cömertlik olur. Ben artık kendi yaşantım için elimden geldiğince tutumlu oluyorum, tavsiye ederim.

“Sürekli Artan Kitap Fiyatlarına Karşı” üzerine 1 yorum.

  1. “Kitaba verilen paraya acımam” diyen bir aileden gelirim. Ben de bu düşüncede idim ta ki acıyana kadar. Bu acıma ve karşılayamama akademik kitaplarla başladı ve edebi kitaplar ile devam etti, artarak. Kindle denen e-kitap okuyucudan edindim ve mottomu “beğenirsem parasını veririm olarak değiştirdim. Eğer kitabı bitirebiliyor yahut seviyor isem kirabın baskısını satın almaya başladım, bütçem biraz olsun rahatladı.

Bir Cevap Yazın