• Efsane Coverlar

    Patti Smith – Smells Like Teen Spirit (Efsane Coverlar #22)

    Parçanın orjinali Nirvana‘nın 1991 yılında çıkardığı ikinci stüdyo albümü Nervermind içerisi yer alıyor. Grubu o yıllarda zirveye çıkaran şarkının sözlerini Kurt Cobain, Dave Grohl ve Krist Novoselic üçlüsü ortak yazmış. Nirvana’nın şarkı sözlerinin %99’u yalnızca Kurt Cobain’e ait olduğunu düşünürsek, bu durum parçaya oldukça ilginç bir çekicilik katıyor. Rolling Stone’un Tüm Zamanların En İyi 500 Şarkısı listesinde 9. sırada yer alan bu efsane parçanın elbette ki sayısız coverı…

  • Alıntılar

    Tek bir vatanın her şeyin üstünde olması ne kötü…

    Olayın özü, partilerin parçalanmasına neden olan kahrolası milliyetçiliğe dayanıyor. Uluslararası düzeyde. Bu milliyetçilik her şeyi mahvediyor. Tek bir vatanın her şeyin üstünde olması ne kötü. Vatanlarımızın aptallıklarının içinde sürükleniyoruz. Bu vatanperverliğe. Dürüst ve iyi niyetli olmak neye yarar, eğer tepedeki bir avuç insan böyle olmak istemezse. Boğa kırmızı bez parçasına baktığında ne görüyorsa, onlar da başka bir bayrağa baktıklarında aynısını…

  • Dinlediklerim

    Departure (Samurai X Soundtrack)

    A sword is a weapon. The art of swordsmanship is learning how to kill. That is the truth. What Miss Kaoru says is sweet and innocent talk that only those whose hands have never been stained with the blood of men can believe. But, to tell you the truth, I much prefer Miss Kaoru’s sweet and innocent talk over the…

  • Video

    Kolay harekete geçmek…

    Dijital teknolojinin eylemler için işleri kolaylaştırmasına rağmen, neden aynı şekilde başarılı sonuçlar da kolay olmuyor? Aktivizm ve siyaset için dijital platformları benimserken acaba işleri zor yoldan yapmanın bazı faydalarını gözden mi kaçırıyoruz? Bence öyle. Bence olay üç aşağı beş yukarı şöyle: Kolay harekete geçmek, her zaman kolay kazanç elde etmek değildir.

  • Alıntılar

    Çoğunluk Yasası

    Çoğunluk yasası her zaman demokrasiyle, özgürlükle ve eşitlikle eş anlamlı olmuyor; kimi zaman zorbalıkla; köleleştirmeyle ve ayrımcılıkla eş anlamlı oluyor. Bir azınlık baskı görüyorsa, oy hakkı onu ille de özgür kılamıyor, hatta daha da eziyor. İktidarın bir çoğunluk grubuna bırakılarak azınlıkların çektiklerinin azaltıldığını savunmak için çok saf -ya da tam tersine çok pervasız- olmak gerek. -Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler.

  • Eğitim

    Çocuklara başarı algısı kazandırmak…

    Eğitim sistemimiz çocuklarda öyle bir başarı algısı oluşturuyor ki, takdir edilmeyi en büyük başarı kriteri olarak görüyorlar. Birçok dersimin ardından “hocam bugün güzel çalıştım mı?” sorusuyla karşılaşıyorum. Bu soruya verdiğim yegâne yanıt, “sen söyle” oluyor, “eğer çalıştığını, çalışırken yapabileceğin her şeyi yaptığını düşünüyorsan, güzel çalışmışsındır” diyerek onlara en önemli başarı kriterinin kendileri olması gerektiğini açıklamaya çalışıyorum. Umarım gelecek nesillere bu…

  • Hayattan

    Kamuya mal olmuş eserler…

    Fikir ve sanat eserleri kanunu 27. maddesine göre, bir sanat eserinin koruma süresi, eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. 70 yılın ardından eser kamuya mal olur ve eser sahibine (eser sahibi öldüyse ailesine)  telif ücreti ödenmez. Yani kısaca özetlemek gerekirse, yayınevleri hepimizin okumayı sevdiği klasikleşmiş eserler için hiçbir telif ücreti ödemiyorlar. İşte bu yüzden, ne zaman önemli…

  • Hayattan

    Toplum okumaktan uzaklaşırken…

    Geçenlerde Libronet Türkiye’deki kitap okuma alışkanlığı üzerine bir araştırma yapmıştı. Araştırma sonucu elbette ki bizler için artık sürpriz olmaktan çok uzak. Okuyan, araştıran, öğrenen insanların sayısı oldukça düşük…   Bunun yanında araştırmada ortaya çıkan öyle bir şey vardı ki, gördüğümde çok şaşırdım. Kitap okumayan kesimin ortalama yarısı “konu ile ilgilenmediğini, kitap okumadığını ve okumayacağını” söylüyor. Yani yaşadığımız ülkenin insanları artık…

  • Alıntılar

    Siz orada öylece

    Siz orada durup bakınırken, aranızda sebepsiz ölenler oluyor; kaybolanlar, gidenler, ne olduğu bilinmeyenler. Kalabalığın rengi değişiyor, ama siz orada öylece duruyor, içinde yer aldığınız kalabalığın renginin değiştiğini, sizin de usul usul o rengi almakta olduğunuzu fark etmiyorsunuz. Kendi renginiz, kokunuz var mı, bilmiyorsunuz. Kalabalığın bir parçası olmakla, biri olmak arasındaki farkı ya öteden beri bilmiyordunuz ya da artık bilmiyorsunuz. –Murathan…

  • İzlediklerim

    15. !f İstanbul Programı Açıklandı, Biletler Satışta!

    Yılın o zamanı bir kez daha geldi çattı. 18-28 Şubat’ta İstanbul’da düzenlenecek olan 15. !f İstanbul Bağımsı Filmler Festivali’nin programı geçtiğimiz dönemde açıklandı. Festivalin biletleri de bugün satışa çıktı. Festival programı için !f İstanbul Takvimi‘ni ziyaret edebilir ya da hızlı bir tur için gösterilecek 112 filmin tamamından oluşturulan Facebook Albümüne göz atabilirsiniz.