Beethoven – Für Elise

“Beethoven’ın en sevdiğim eseri”

Aslında sadece yukarıdaki cümle ve müzik ile baş başa bırakacaktım sizleri ama bu bestenin hepimiz için ortak bir anlam taşıdığını hatırladım, dayanamadım.

Dinleyince mutlaka fark etmişsinizdir;

Bu beste, yıllarca okullarımızda zil sesi olarak kullanılan, öğrenciler için dayanılmaz hale gelen beste.

Bu beste, 90’ların sonunda ve 2000’lerin başında moda olan müzik kutularında çalan, insanlarda bıkkınlık yaratan beste.

Bu beste, Galatasaray’ın UEFA final maçında tüm Türkiye’nin dinlemek zorunda kaldığı, küfürler yağdırdığı beste.

Bu beste, Beethoven dendiğinde hiç dinlemediği halde yüzünü ekşiten gencin, Beethoven dinlemeye karar verdiğinde dinlediği ilk beste; hatırladığı okul, müzik kutusu ve final maçı anılarıyla Beethoven’dan nefret etmesini sağlayan beste.

Canım ülkem işte.

“Gel gel gel güzelim. Gel gel acımayacak. Gel gel gel güzelim. Gel gel hiç acımayacak.” diye şarkı yapan adamı “mega star” yapan, PKK destekçisine yaptığı arabesk müzik sebebiyle “imparator” diyebilen canım ülkem.

Hande Dalkılıç‘ına, Özgür Aydın‘ına, İdil Biret‘ine, Fazıl Say‘ına, Hüseyin Sermet‘ine hiçbir şey demeyen canım ülkem.

Pardon.

Fazıl Say‘ı çıkarın listeden, ona artık “yavşak” deniyor.

Onu artık herkes istenildiği gibi biliyor.

Bir Cevap Yazın