Birkaç Saatlik Ege Turu

Hayatımın en stres ve üzüntü dolu, ama bana en çok şey öğreten iki yılının ardından bu yıl nihayet önümdeki tüm engelleri kaldırıp kendimle yüzleşmeye başladım. Fark ettiğim ilk şey, son iki yılda ne kadar hareketsiz kaldığım oldu. Biraz hareket edip bir şeyler yaşamanın bana iyi geleceğini, düşünmemi sağlayacağını hissederek Bozcaada’ya doğru kamp yapmak için yola çıktım. Bozcaada’da geçirdiğim harika günlerin ötesinde, yıllar önce hayatıma anlam katan o geceyi hatırladım biraz da, sınırlarımı zorlayıp en uç noktaları görmek isteği doğdu içimde…

Bu yıl ilk kez adada denize açılmadan, suyun altına dalmadan geçti günlerim. Kiralık bisikletle adanın her yolunda, her koyunda, gece-gündüz demeden pedal attım. Bir parçam eksik hissiyle dolaşıyordum. İçimdeki her şeyi dökmek için oradaydım, fazla olan her şeyi dökersem, hangi parçanın eksik olduğunu anlayabileceğimi umuyordum ama kısa zamanda fark ettim ki, içimdekiler benim için oraya sığmayacak kadar çoktu. Bu yüzden yola devam etme düşüncesine orada karar verdim, “otostopla gidebileceğim kadar gideceğim” dedim. Bu kararımı netleştirdiğim an, adanın en yüksek noktasında denize karşı Poseidon’s Creation dinlediğim andı sanıyorum.

05.08.2019

Ardından Burhaniye’de seçtiğim bir kamp alanında birkaç gün kalmaya karar verene kadar otostop yolculuğu yaptım. Çok güzel bir kamp alanına yerleşip birkaç gün kaldım. Tüm yolculuğumu bir gün olarak hatırladığım her şey de orada kalırken oldu. Akçay’da hayatıma anlam veren bir başka akşam yaşadım. Her şey olması gerektiği gibiydi sanki, tüm parçalar artık yerindeydi; hayatımda ilk defa gözlerim açıktı, görebiliyordum; rüzgarı, ağaçları, bulutları görüyordum; kalbimdeki her şey anlaşılırdı sanki…

Sonrası boşluk. Bir insanın her parçasını sevebilmeyi dilerken, birkaç parçamdan daha oldum. Yapabileceğim en iyi şeyi yapıp, yolculuğa devam ettim ben de… Hep anı yaşadım, yolculuğumun her günümde anı yaşadım ama artık geçmişteki bir anı tekrar tekrar yaşıyordum, o kadar. Döndüğümden beri “nereleri gezdin?” diye soruyor herkes; cevaplarken bir yandan da “aklımın ve kalbimin kaldığı yer belliyken, nerede olduğumun ne kadar önemi var ki?” diye düşünüyorum hep ama bugün, ilk kez farklı bir soru ile karşılaştım. Bir arkadaşım, “bu yolculuktan sana kalan ne?” dedi.

Bu soruyla gittiğim sayısız yerde tanıştığım sayısız güzel insana ve tüm deneyimlere haksızlık yaptığımı fark ettim. Bu yüzden, bu yazıyı yazarken aklıma gelen her birini tek tek düşünüp kendi içimde anıyorum. Her birinden bana çok şey kaldı. Yaşadığım o akşamdan kalanlarsa hayal kırıklıkları ve belki bir gün veririm diyerek aldığım, döndüğüm günden beri yatağımın baş ucunda duran birkaç küçük şey…

Bir Cevap Yazın