Yalın Alpay – Yalanın Siyaseti

Yalın Alpay tarafından yazılan Yalanın Siyaseti, son bir yıl içerisinde elime aldığım en özgün ve başarılı kitaplardan birisiydi. Modern toplumun en büyük sorunlarından birisi olan “hakikatin önemsizleştirilmesi” kavramını akademik bir seviyede ele alırken, kavramları ve çıkarımları herkes tarafından bilinen örneklerle anlatışı, okuyucunun kitabı kolayca kavrayabilmesini ve her gün karşılaştığı siyasi açıklamaları safsata türleriyle kolayca eşleştirebilmesini sağlıyor.

2016 yılında Oxford Sözlükleri tarafından yılın sözcüğü seçilmesiyle dikkatleri üzerine çeken “post-truth” (hakikatin önemsizleştirilmesi) kavramı, Yalın Alpay’ın tanımıyla, gerçek ile ona ilişkin yargılar arasındaki uygunluğun ortadan kalkmasının umursanmaması, yani hakikatin düşüşü anlamına geliyor. Toplumumuzun birçok kesiminin hiçbir çaba harcamadan kendilerine ulaştırılan bilgileri hakikat olarak kabul ettiğini, hatta bir süre sonra çelişkili gördükleri bilgileri bile umursamadan kabul ettiklerini görüyoruz. İşte nesnel olgulara değil, duygularına ve inançlarına dayanan bu kabulleniştir bahis olan.

Dahası avam, gerçeğe ve doğruya uygun bilgi veren tanıtlamayı ve retoriğe oranlara, tanıtlamaya daha yakın olan diyalektiği kavrayamamakla kalmaz, onları birer safsata olarak algılar. Avam, tanıtlamayı ya da diyalektiği, doğru olana değil de, güce dayanarak iş görenle aynı kefeye koyar.

İbn Sina Felsefesinde Retorik, Abdulkadir Coşkun, s. 222

Postmodernizm ve popülizmin iç içe geçmesiyle ortaya çıkan bilgilerin, yeni medya ile kolayca yayılabilmesiyle bu kavram günümüz toplumları için ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Kavramın hakkını vermek ve toplumu bir kesiminin kendi lehine pozisyon almasını sağlamak isteyen siyasetçilerin başvurduğu safsataların, bir kısmına kavram içerisinde yer bulabileceğimiz, bir kısmına ise bulamayacağımız çok daha ciddi sorunlara yol açtığı düşüncesindeyim. Hakikate ulaşmak için gösterilen çabanın değersiz görülmesi, hakikate ulaşmak isteyenlerin sayısını her gün azaltıyor, çalışkanlık, kararlılık, iyi niyet gibi insan niteliklerinin eğitimsiz zihinlerde tamamen yok olmasına yok açıyor.

Zira avamın ikna gücü olan düşsel sözlerden, duygulara, şefkat ve acıma hislerine hitap ede anlatılardan etkilenmesi, bilimsel gerçeklerden etkilenmesinden daha fazladır.

Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay, s. 100

Hakikat, hakikatin önemsizleşmesi, mantık, sav ve safsata kavramlarını temelleriyle beraber öğrenebileceğiniz bu kitabın son bölümünde, günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız savlara örnekler ve açıklamalar bulacaksınız. Hakikatin önemsizleştirilmesinde büyük rol oynayan safsataları tanımak, güncel örnek açıklamalarla bilmek, zihinlerimizin yeni bir safsata ile karşılaştığında hemen tanıyabilmesi ve mücadele edebilmesi için büyük önem taşıyor.

Daha önce Takip Ettiğim Youtube Kanalları başlıklı yazımda, Yalın Alpay‘ın İlker Canikligil ile beraber bu kitapta yer alan safsata türlerini örneklerle açıkladığı Safsata Savar isimli programdan bahsetmiştim. Benim bu kitaba ilgi duymama ve okumama vesile olan bu program oldu. Yalın Alpay’ı ise yazdığı kitap eleştirileriyle uzun süredir biliyordum ki, Nabokov’un Edebiyat Dersleri’ni de onun hoşuma giden bir yazısı vesilesiyle okumuştum. Yalanın Siyaseti’ni okumamın ardından kendisinin diğer kitaplarını da okunacaklar listeme ekledim.

Bir Cevap Yazın