Kategoriler
Kişisel

25 Yaş: What’s going on?

Gözlerimi açtığımda düşündüğüm ilk şey, çok erken bir saatte uyandığım oldu. Kitap okurken uyuya kalmış ve uyku esnasında kitap kapağını bükmeyi başarmışım. Kitabı düzeltip yastığın altına koydum; kafamın altında bir süre kalırsa tamamen düzelir diye düşündüm.

Yeniden uykuya dalmayı denesem de başaramadım. Sonunda, yataktan kalkıp saate bakmak için telefonumu elime aldığımda, bir sürü bildirimle karşılaştım. Saat ise 5’i henüz geçiyordu. Ekran parlaklığı henüz tam açılmamış gözlerimi rahatsız ettiği için mutfağa gidip su ısıtıcının düğmesine bastım ve tam bir pratik Türk zekası örneği sergileyerek su ısınana kadar yapabileceklerimi gözden geçirdim. Kupaya kahve ve kaşık koydum, yüzümü yıkadım, bilgisayarın düğmesine bastım, kitabı yastığın altından alıp kitaplığa sıkıştırdım, askılıktan yere düşen kıyafetlerimi astım, dönüp kahvemi yaptım ve sonunda bilgisayarın başına oturup telefonu elime aldığımda, sayısına anlam veremediğim bildirimlerin doğum günü mesajları olduğunu fark ettim.

Hatırlayabildiğim kadarıyla son dört yıldır her doğum günüm bir seyahatime denk düştüğü için hiçbir kutlama yapmadım. Öncesinde de kutlamaları pek seven, doğum günü gibi özel günlere anlam yükleyen bir insan değildim ama en azından ailemle beraber bir pasta keser, akşamında da arkadaşlarımla beraber bir barda biraz müzik dinlerdim. Geçtiğimiz dört yıl, bana bunları epey unutturmuş olacak ki, bu yıl doğum günümün yaklaştığının bile farkında değildim.

Güne anlam vermesem de, bu 25 yaşını tamamladığım gerçeğini değiştirmiyor. Bugün gelen doğum günün maillerinden birinde 9131 gündür hayatta olduğum yazıyordu. 9131 gün, 1304 hafta ve 25 koca yıl ve hayatım hâlâ aynı… Tam anlamıyla ne istediğime, ne yapacağıma dair kesin bir fikrim yok.

Her gün deniyorum, her zaman deniyorum. Hâlâ kendime bir yol arıyorum ve avazım çıktığı kadar N’OLUYO LAN? diye bağırmak istiyorum. Aklımda kesin olan tek bir düşünce var, o da çok uzun bir seyahate çıkmak. 25 çizgisini geçtiğime göre, 30 çizgisine varana kadar seyahat etmek, dünyayı ve insanları daha iyi tanımak istiyorum. Daha iyi tanırsam, daha iyi anlayabilirim diye düşünüyorum, belki de anahtar gerçekten budur… Kesin olarak bilemiyorum.

25 yaşıma geldiğimde şarkımın bu olacağını yıllar öncesinden bilirdim. Belki de bu şartlanma beni bu şarkının sahiplerinden birisi yaptı. Nasıl olursa olsun, zamanı geldi: What’s going on?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir