• Kişisel

    Nehir Olabilmek İçin Suyun Akıyor Olması Gerek…

    Hayatın iniş ve çıkışlarla dolu olduğu söylenir. Benim hayatımda iniş ve çıkışlarım bir süredir oldukça sık gerçekleşiyor diyebilirim. Ne kadar sert bir düşüş yaşarsam hemen arkasından büyük bir yükseliş yaşıyorum. Yükseliş de arkasından büyük bir düşüş getiriyor. Bu durumun kısa aralıklarla sürekli tekrar ediyor olması çözemediğim sorunum; kendimi bir trambolinin üzerindeymiş gibi hissediyorum. İlk başlarda epey eğlenceli geliyordu, her türlü…

  • Kısa Kısa

    Kısa Kısa – 13

    15 Temmuz’un benim için bir anlamı yok. O gece sokakta olan hiçbir kitlede kendime ait bir şeyler göremiyorum. Yalnızca ölenler için üzülüyorum; birilerinin çıkar çatışması arasında kalıp öldükleri için ve dahası aynı kişilerce ölümleriyle bile kullanılmaya devam edildikleri için… Çok üzülüyorum. Dün olayların anma törenleri için sokaklara dökülen insanları incelediğimde, bu konuda fikrimin değişmediğini fark ettim. Soru sormak zannedildiği kadar…

  • Denemelerim

    İdam Çığırtkanlığının Gölgesinde…

    Son günlerde ülkemizde yaşanan acı olaylar… Hepimiz kızgınız, öfkeliyiz. Daha da kızgın, daha da öfkeli olmalıyız. Sokaklara dökülüp caydırıcı önlemler alınması için hükumete baskı yapmalıyız, daha ağır cezalar için birlik olmalıyız. El birliği ile “küçüğün rızası” diyenleri, “bir kereden bir şey olmaz” diyenleri koltuklarından indirip, bu iğrenç olaylara karşı dik durabilecek insanların o koltuklara getirilmesini sağlamalıyız. Bu bizim insan olarak,…

  • Kısa Kısa

    Kısa Kısa – 12

    Camel konseri geçti ama etkileri üzerimden geçmedi. O akşamki coşkuyu, enerjiyi, mutluluğu her gün hissetmek için aralıksız konser kayıtlarını dinliyorum. Konsere dair sayısız video ve resim ProgTurk grubunda paylaşıldı ve paylaşılmaya devam ediliyor. Bununla beraber, önümüzdeki sezonlarda olması muhtemel konserler için de bir anket yapılıyor. En çok istenilen sanatçılar / gruplar için taleplerde bulunulacak. King Crimson, David Gilmour ve Eloy’un başı çektiği…

  • Kısa Kısa

    Kısa Kısa – 11

    Normalde yapamam gereken şeyler biriktiği zaman, önem sırasına dizer ve öyle yaparım, günlük yaşantımdan pek taviz vermem. Şu sıralar ise yapmam gereken bir milyon tane şeyin hepsi önem sırasına konulamayacak kadar acil şeyler olduğu için, gece-gündüz kavramım pek kalmadı. Buraya bir şeyler yazmaya, bir şeyler paylaşmaya zihnim pek müsait olamadı. Kendime tatil verdiğim bu günde ise, fırsatı değerlendirip kısa kısa…

  • Kısa Kısa

    Kısa Kısa – 10

    Daha önce Küçük Oyunlar isimli yazı dizimin ilk oyunu olarak tanıtımını yaptığım 12 Labours of Hercules‘in Fleecing the Fleece isimli yedinci oyunu yayınlandı. Yunan mitolojisindeki altın postu konu alan bu oyunda, kendilerine Argonotlar denilen ve aralarında Herkül’ün, Orpheus’un ve Aşil’in babası Peleus’un da bulunduğu bir grup cesur genç, Yason’un liderliğinde gemi ustası Argos’un yaptığı ellibeş kürekli bir gemiyle bu postu ele geçirmek…

  • Hayattan,  Kişisel

    O kadar bilinmezdi ki her şeyin, kendi kafamda yarattığım kimliklerin içini bile dolduramıyordum.

    Son günümüzde, gündüz kiraladığımız bisikletleri teslim etmeyip gece plaja sürmüş, yola çıkana kadar müzik dinlemiştik seninle. Hava o kadar soğuktu ki o gece, bizden başka kimse yoktu Ayazma’da. Hatırlar mısın bilmem, yıldızlar bile loş ışık veriyordu denize; sanki anlaşmışlar da bizi gözlerden uzak, baş başa bırakmak istiyomuş gibiydi adadaki her şey… Parçaları hep ben seçmiştim, hep böyleyimdir zaten. Tüm o…

  • Kısa Kısa

    Kısa Kısa – 9

    Yeni yılın ilk günü yazdan kalma bir gün gibiydi, hava hak etmediği kadar güzeldi; tüm günü huzur içerisinde geçirdim. Herkes havanın güzelliğinden hoşnut olacak ki, sokaklar insan kaynıyordu ve hepsinde bir miskinlik, bir rahatlık vardı. Uzun süredir ilk defa toplum içerisinde bir huzursuzluk sezmeden, bir olaya rastlamadan yürüdüm sanırım. Evde olduğum süreyi fırsat bilerek Netflix üyeliğimi başlattım. Bir aylık ücetsiz…

  • Kişisel

    Birtakım radikal kararlar alacağım sanırım ama şimdilik üşeniyorum.

    Dünyanın yuvarlak olması iyi güzel, zaman içerisinde alıştığım bir şey ama, kendi dünyamın yuvarlak olmasını bir türlü kabul edemiyorum. O kadar koştuktan, o kadar çok şey yaptıktan sonra yine en başa dönmek insanı yoruyor. Sadece yormakla da kalmıyor, umudunu da parça parça tüketiyor. Neden, nasıl bilmiyorum ama dünya üzerindeki ömrümün 49 yıllık olduğuna inanıyorum. Hayır, aslında biliyorum ama açıklayamayacağım kadar…