• Hayattan

    Sürekli Artan Kitap Fiyatlarına Karşı

    Çok sevdiğim o adamın “iki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim” sözünün izinde, yıllardır kitaba para verirken hiç düşünmedim. Korsan okuyayım, param bende kalsın da demedim. Elime geçen iki kuruştan birinin, hatta bazen ikisinin kitaba gitmediği dönem yoktur. Buna karşın o iki kuruşun değeri her gün azaldı. Hayatımızı yaşanmaz kılan birileri yüzünden, diğer her şeyi daha az yapabildiğimiz…

  • Hayattan

    Yeni Bakanlar…

    Uzun bir aradan sonra ilk defa bir eğitimci Milli Eğitim Bakanı oldu, hala rüyada olduğumu düşünüyorum. Ziya Selçuk hocamızla tanışıp sohbet etme şansım olmuştu, bilgisi ve birikimiyle gerçekten önemli bir isim. Açıklanan 16 bakanın arasında umut vadeden tek isim olarak görüyorum, yolu açık olsun. Reis böyle bir ismi nasıl bakan yaptı, diğerlerine bakınca anlamak mümkün olmuyor tabii… Ekonomi bakanlığı için…

  • Hayattan

    2018 Genel Seçimlerin Ardından

    Seçimlerin üzerinden bir haftaya yakın bir zaman geçti. Hem kampanya sürecinde hem de sandıklarda aktif olarak görev almış birisi olarak seçimin yorgunluğunu henüz üzerimden atabildim. Gönül isterdi ki bu yorgunluk güzel bir yorgunluk olsun, seçimden oy verdiğim parti ve cumhurbaşkanı adayı galip çıksın… ama 18 yaşından beri oy kullandığım tüm seçimlerde olduğu gibi bu sefer de kazanamadık. Yine de bu…

  • Hayattan

    Otostopçular İçin Fırsat: Uzayda Sağ Koltuğu Boş Bir Araba Dolaşıyor

    Uzun zaman önce çok uzak bir galakside değil, şu sıralar bizim galaksimizde dolaşan bu araba, Elon Musk tarafından dün uzaya fırlatıldı. Biraz PR çalışması biraz da hayalperestlik ve eğlence ürünü olan bu proje, aslında aracın içerisinde manken yerine insanların oturacağı zamanın da çok uzak olmadığının haberini taşıyor. Dünya tarihine göre çok kısa bir zaman öncesine kadar uzaya başarılı ya da…

  • Hayattan,  Kişisel

    O kadar bilinmezdi ki her şeyin, kendi kafamda yarattığım kimliklerin içini bile dolduramıyordum.

    Son günümüzde, gündüz kiraladığımız bisikletleri teslim etmeyip gece plaja sürmüş, yola çıkana kadar müzik dinlemiştik seninle. Hava o kadar soğuktu ki o gece, bizden başka kimse yoktu Ayazma’da. Hatırlar mısın bilmem, yıldızlar bile loş ışık veriyordu denize; sanki anlaşmışlar da bizi gözlerden uzak, baş başa bırakmak istiyomuş gibiydi adadaki her şey… Parçaları hep ben seçmiştim, hep böyleyimdir zaten. Tüm o…

  • Hayattan

    Yaratıcılığı Tetiklemek İçin Gündelik Hayatın Kalıplarından Uzaklaşmak Gerekiyor

    Her zaman tek bir doğru olması yerine, bazen birden fazla doğru olabilmesi hayatı renkli kılıyor. Üç yaşındaki bir çocuğu beşinci kat balkonuna çıkardığımda, nefesini tutarak aşağıya bakmış ve şöyle demişti: Aşağısı ne kadar uzak! Gündelik hayatın diline alışmamış bir zihnin ne kadar farklı bir bakış açısı yakalayabileceğine güzel bir örnek. Farklı bakabilmek, bakış açımızı sınırlandırmamak için, gündelik hayatın kalıpları içerisine…

  • Hayattan

    Çocuklar İçin Yenilikçi Oyun Alanları

    Monstrum, Danimarka’da çocuklar için sanatsal ve mimari kaliteye odaklı oyun alanları üreten bir şirket. Sanatçı, tasarımcı, mimar, marangoz ve inşaatçılardan oluşan 41 kişilik ekibin tasarladığı ve ürettiği oyun alanları, hem çocuklara hem de yetişkinlere ilham verici nitelikte. Monstrums’ın oyun alanlarının tasarımı öykülere dayanıyor. Her tasarım bir öyküyü konu alıyor ve bu öykü çerçevesinde tematik olarak hazırlanıyor. Tüm tasarımların ortak amacı ise,…

  • Hayattan

    Panama Kanalı: Okyanuslar Öpüşüyor

    Rastladığım bu harika broşürden yola çıkarak yaptığım araştırmada, Kuzey ve Güney Amerika kıtalarını ayıran, dünyanın mühendislik harikalarından birisi olarak kabul edilen Panama Kanalı’nın skandallara ve krizlere yol açan derin bir hikayesi bulunduğunu öğrendim. Hikayemiz, Panama Kanalı fikrini ortaya atan ve projeyi başlatan Fransız diplomat Ferdinand de Lesseps ile başlıyor. Süveyş Kanalı’nın da fikir babası ve inşaatçısı olan Lesseps,  kanal için ilk girişimi…

  • Hayattan

    Pazarlamanın Karanlık Yüzü: Kids Marketing

    Yaşadığımız çağda, insan ruhunu yok eden kapitalizmin elindeki en büyük silahın marketing, yani pazarlama olduğunu düşünüyorum. Bu silah özellikle son yıllarda öyle bir hal aldı ki, artık markalar insanların büyük bir çoğunluğuna aslında ihtiyaç duymadıkları şeyleri zaruri ihtiyaçlarıymış gibi satabiliyor. Bunun için de ürün pazarlaması öncesinde çevresel etkenleri kullanarak insanlara “ihtiyaç duyma” isteğini aşılıyorlar. Bu süreçte hiçbir ücret ödemeden kullandığımız servislerde…

  • Hayattan

    Türkiye’nin 2016 EPI Puanı

    Yale ve Columbia Üniversiteleri her yıl Dünya Ekonomi Forumu’nda (WEF) ülkelerin çevre politikalarını değerlendirdikleri Çevresel Performans Endeksi adında bir rapor yayınlıyor. Orjinal adı Environmental Performance Index olan ve kısaca EPI adı verilen bu raporda ülkelere çevreye verdikleri öneme göre puan veriliyor. 2016 yılında açıklanan rapora göre, Türkiye 67.68 EPI Puanı ile dünya ülkeleri içerisinde 99. sırada yer alıyor. Ayrıca raporda son yıllarda büyük gerileme gösteren…