• Kitap

    Jules Verne – Doktor Ox’un Deneyi

    Jules Verne‘nin, bir solukta okunabilecek kadar kısa olan öyküsü Doktor Ox’un Deneyi, ütopik bir toplumun distopik bir topluma dönüşmesinin hiciv dolu anlatımıyla dikkat çekiyor. Olayların hızlı bir şekilde geliştiği hikayede, yazarın ustaca tasvirleri, olayları hikayeleştirmede büyük bir rol oynuyor. Doktor Ox’un Deneyi (Une fantaisie du docteur Ox) ilk olarak 1972 yılında Musée des familles isimi resimli dergide yayınlanmış. Ardından, 1974 yılında, adını da verdiği bir hikaye koleksiyonu içerisinde tek yeni hikaye olarak yer aldığı görülüyor. Yazarın kardeşi Paul Verne‘nin de Quarantième ascension française au mont Blanc isimli bir hikayesinin yer aldığı seçkide, Jules Verne’nin daha önce yayınlanmış Zacharius Usta ve Buzullar Arasında Bir Kış ve Un drame dans les airs…

  • Kitap

    Gabriel Garcia Marquez – Hanım Ana’nın Cenaze Töreni

    Nobel ödülü sahibi Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez‘in, hikaye derlemelerinden birisi olan Hanım Ana’nın Cenaze Töreni, yazarın büyülü gerçekçilik akımını tüm yönleriyle sergilediği, diğer eserleriyle birçok ortak noktası bulunan sekiz hikayesinden oluşuyor. Ülkemizde, yazarın diğer tüm eserleri gibi Can Yayınları tarafından yayınlanan Hanım Ana’nın Cenaze Töreni, Nobel ödüllü yazar Gabriel Garcia Marquez‘in 1959-1962 yılları arasında Kolombiya, Venezuela ve Meksika’da yazdığı sekiz hikayenin derlemesinden oluşuyor. İlk baskısı 1962 yılından, Meksika’da bulunan Xalapa Veracruzana Üniversitesi’nden kalan kitaptaki hikayeler, birbirinden bağımsız olsa da, yazarın diline ve diğer eserlerine aşina olanlar için birçok ortak özellikleri bulunuyor. Hikayelerin birçoğu açık bir şekilde Macondo kasabasında geçerken, mekan belirtilmeyen diğerlerinin de orada geçtiğini anlayabiliyoruz. Her biri bir…

  • Film

    Jojo Rabbit – Tavşan Jojo (2019)

    Yönetmen Taika Waititi‘nin Christine Leunens‘in Caging Skies isimli kitabından uyarlayarak çektiği Jojo Rabbit, hoşgörüsüzlük ile delirmiş bir topluma, on buçuk yaşında bir çocuğun gözünden eleştirel, komik ve son derece heyecan verici bir bakış sunuyor. Yahudi bir annenin ve Maori bir babanın oğlu olan olan yönetmen Taika Waititi, Jojo Rabit’te kendi mirasını ve diğer bilinen ön yargıları bir araya getirerek, bunları Nazi kültürünün nefretine karşı hicivle kullanmaya karar vermiş. Jojo Rabbit, Mel Brooks‘un “Hitler’i gülünç bir şeye indirgeyebilirsen kazanırsın” sözleriyle tanımladığı, The Great Dictator (1940) ve Inglourious Basterds (2009) filmlerinde de örneklerini gördüğümüz, gülmeyi kötülüklerin üzerine taşıyan bir anlayışın son başarılı temsilcilerinden. Nefret ve ön yargı hakkında doğrudan bir drama yapmak…

  • Kısa Kısa

    Kısa Kısa – 18

    Farklı deneyimler yaşama isteğime COVID-19 dahil değildi ama bunu da yaşayıp atlattım. Biraz uzun süren ve zor bir süreç olsa da, bir süredir iyi hissediyorum. İyileşme sürecimde hiçbir şey yapmadım desem abartmış olmam. Virüsün sırta yakın tutulumları sebebiyle yatamadığım için oturarak uyuyor, uyandığımda da tüm gün oturmaya devam ediyordum. Ağrılarım sebebiyle ne film izleyebildim, ne de bir şeyler okuyabildim. Tam anlamıyla ölü geçen günlerde yalnızca haberleri ve gelişmeleri takip ediyor, telefonumda oyun oynuyordum. Nasıl oldu, nasıl geçti artık uzun uzun konuşmak, hatırlamak bile istemiyorum; yalnızca artık iyi olduğumu düşünmek istiyorum. İyi hissettiğim günden beri de burada ufak ufak bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Hayat, evren ve her şeye dair yeni notlarımla,…

  • Kitap

    Gabriel Garcia Marquez – Albaya Mektup Yok

    Gabriel Garcia Marquez‘in 1956-1957 yıllarında Paris’te yaşarken kaleme aldığı, orjinal adı El coronel no tiene quien le escriba olan Albaya Mektup Yok, ilk olarak 1961 yılında yayınlanmış. La Violencia (Şiddet) yılları olarak bilinen Kolombiya’daki iç savaş döneminde geçen bu öyküde yazar, hak etmediği halde yoksulluk ve istikrarsızlık içerisinde yaşayan bir ailenin durumunu ortaya koyuyor. Gabriel Garcia Marquez’in diğer eserlerinden alışık olduğumuz büyülü gerçeklik akımından uzak, yalın bir dille yazdığı, basit ve akıcı bir bütünlüğü olan Albaya Mektup Yok, 15 yıldır emekli maaşının bağlanmasını bekleyen yaşlı bir albay ve karısının yaşantısını anlatıyor. Oğullarını siyasi baskı sebebiyle kaybeden bu çift, bir yandan gelmeyen emekli maşına umut bağlayarak yaşantısını sürdürmeye çalışırken, bir yandan…

  • Film

    Belgica (2016)

    Yönetmen Felix van Groeningen’in gerçek olaylara dayandırdığı ve senaryosunu Arne Sierens ile beraber yazdığı Belgica, yarattığı bar atmosferi ve müzikleriyle dikkat çekse de, hikaye ve kurgusuyla geride kalmış, anlatmaya çalıştığını işleyemeyen bir film. Yönetmen Felix Van Groeningen‘in, babası Jo Van Groeningen‘in 1988 yılında Gent şehrinde açıp işlettiği Charlatan isimli bardan ve bu barı devir ettiği iki kardeşten esinlenerek Arne Sierens ile beraber senaryosu oluşturduğu Belgica, yarattığı bar atmosferiyle dikkat çekse de anlatmak istediklerini gölgede bırakan ve izleyene tam anlamıyla dokunamayan bir yapım diyebilirim. Filmin ortasında, Jo (Stef Aerts) ve Frank (Tom Vermeir) isimli iki kardeşin beraber açtığı, her türlü müziğe ve insana ev sahipliği yapan Belgica isimli bar bulunuyor. Sahiplerinin…

  • Okuduklarım

    İş Çocuk Klasikleri Dizisi Listesi

    Daha önce İş Bankası Kültür Yayınları’nın Modern Klasikler Dizisi Listesini ve Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi Listesini paylaşmış ve farklı dizileri zamanla paylaşacağımı belirtmiştim. Bu sefer, çocuklar için bir şey yapmak ve dizinin listesini arayan ebeveynlere faydalı olabilmek amacıyla yine İş Bankası Kültür Yayınları‘na ait olan İş Çocuk Klasikleri Dizisini paylaşmak istedim. Kitapları başka baskılar ile karıştırmadan kolayca aratıp bulabilmeniz için ISBN numaralarını da listeye ekledim. William Shakespeare, Jules Verne, Alexandre Dumas, Jack London gibi birçok önemli yazarın klasikleşmiş eserlerini kısaltılmış versiyonlarıyla çocuklara sunan diziyi, çeviri ve baskı kalitesinin yanı sıra renkli kitap kapaklarıyla da oldukça beğeniyorum. 3-5 TL arasında değişen kitap fiyatlarıyla her çocuk kütüphanesinde bulunabilecek güzel bir seçki…

  • Kitap

    Gabriel Garcia Marquez – Yaprak Fırtınası

    Gabriel Garcia Marquez’in ilk önemli eseri olan Yaprak Fırtınası (La Hojarasca), üç farklı kuşaktan anlatıcının bulundukları duruma dair hatırlarını ve düşüncelerini aktardıkları; ölüm, yalnızlık ve savaş temasının işlendiği çarpıcı bir yapıt. Yazarın birçok öyküsünün geçtiği Macondo kasabası ilk kez bu kitapta karşımıza çıkıyor. Şer Saati‘nin ardından Gabriel Garcia Marquez‘in eserlerini kronolojik olarak okumaya karar verdim ve geriye dönerek, öykü yazmaya başlamasının ardından, 1955 yılında yayınladığı ilk önemli eseri olarak kabul edilen Yaprak Fırtınası‘nı elime aldım. Onur, din, realizm ve birçok kavramın iç içe geçtiği, ölüm, yalnızlık ve savaş temasının işlendiği kitapta yazar, okuyucusunu Yüzyıllık Yalnızlık ile ünlenen Macondo kasabası ile ilk kez buluşturuyor. Üç kuşaktan anlatıcının hatıralarına yolculuk yaptığımız hikaye,…

  • Film

    The Gentlemen (2019)

    Guy Ritchie’nin Snatch ve RocknRolla gibi şiddet içeren, izleyiciyi meraklandırmayı bilen kara komik suç filmlerinin bir yenisi olan The Gentlemen, karmaşık bir hikayeyi sürükleyici anlatmayı başarmasıyla, güçlü karakterleriyle ve başarılı oyunculuklarıyla izlenmeye değer bir film. Snatch (2000), The Man from U.N.C.L.E. (2008), RocknRolla (2015) ve Sherlock Holmes uyarlamarıyla sevdiğim yönetmen Guy Ritchie‘nin izlediğim son filmi, beni büyük bir beklentiye sokan ancak hayal kırıklığına uğratan King Arthur: Legend of the Sword (2017) olmuştu. 2019 yılında gelen iki filminden Aladdin bu hayal kırıklığını devam ettirecek gibi görünüyor olsa da, The Gentlemen‘dan gelen haberler oldukça umut vericiydi. Oyuncu kadrosunu, filmin afişlerini ve hikayesini gördüğümde, “yeni bir Snatch mi geliyor?” diye düşündüğüm ve Aladdin‘i…

  • Film

    The Broken Circle Breakdown – Kırık Çember (2012)

    Belçikalı yönetmen Felix van Groeningen’in 2014 yılında Oscar’a aday gösterilen filmi The Broken Circle Breakdown, birbirine zıt iki karakterin hızlı başlayan ve istenmeyen bir hamilelikle gelişen duygusal ilişkilerini anlatırken, arka planda değindiği inanç ve bilim çatışmasını da izleyiciye hissettirmeyi başaran, izlemesi keyifli bir yapım. De helaasheid der dingen ile ilgimi çeken yönetmen Felix van Groeningen‘in izlediğim bir sonraki filmi, hem konusu hem de sırası sebebiyle The Broken Circle Breakdown oldu. 2014 yılında Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Oscar adayı olan ve ülkemizde de aynı yıl Kırık Çember ismiyle gösterilen filmi beğendiğimi peşinen söyleyeyim. Baştan sona tutku ve müzik dolu, gerçekçi bir dram. Film, birbirinden oldukça farklı karakterdeki Didier (Johan…