• Alıntılar

    Benim tarafımı tutanların hepsi benimle aynı durumdalar; işte benim kaderim.

    Bu dünyayı yaşanmaz hale getiren anlamsız çekişmelerden bıktım artık. Her konuşmada, her polemikte, her tartışmada kendimi hedef tahtası olarak buluyorum, sorgulanıyorum, yargılanıyorum. Ve hükmü beklerken, olayların gidişinin değiştirebilecek vicdan sahibi bir cinin, bir iyilik hamlesi yapıp beni bu kötü tuzaktan kurtarmasını umuyorum boşu boşuna. Ama sonunda ortaya çıktığında, o da cephe değiştiriyor ya da başkalarını kaçırmayı tercih ediyor. İnsanlar benim…

  • Alıntılar

    Bir rejimde yaşamak, o rejime karşı savaşmaktan çok daha kolaydır.

    Babamız Cumhuriyetçi olmasaydı, şimdi Eladio da ben de faşistlerin askerleri olacaktık; insan onların askeri olduğunda bir sorun kalmıyor. Emirlere uyarsın, ölürsün ya da yaşarsın, sonunda da ne olacaksa olur. Bir rejimde yaşamak, o rejime karşı savaşmaktan çok daha kolaydı doğrusu.  -Ernest Hemingway, Çanlar Kimin İçin Çalıyor. Yaşamlarımızı, verdiğimiz mücadeleyi çok güzel özetlediğini düşünüyorum; rejimde yaşayanlar ve fotoğraftakiler gibi rejime karşı…

  • Alıntılar

    Walter Benjamin: Ezilenlerin Geleneği…

    Ezilenlerin geleneği, bize içinde yaşadığımız olağanüstü halin gerçekte kural olduğunu öğretir. Yapmamız gereken, bu duruma uygun düşecek bir tarih kavramına ulaşmaktır. O zaman gerçek anlamda olağanüstü hal’in oluşturulması, gözümüzde bir görev niteliğiyle belirecektir; böylece de faşizme karşı yürütülen kavgadaki konumumuz, daha iyi bir konum olacaktır. Faşizmin bir şansı da, faşizme karşı olanların onu ilerleme adına tarihsel bir kural saymasıdır. Yaşadıklarımızın…

  • Alıntılar

    Atatürk’ün “Bay” ve “Bayan” Terimleri Hakkındaki Görüşü

    Yoğun çalışma günlerinden bir gün kütüphanede çalışıyordu. Meşgul olduğu Bayönder adlı piyesin yazımını kontrol ediyordu, o kadar ki tek tek okuyor, gerekli tashihleri yapıyor, okuyor, tekrar okuyordu. Bir ara bana seslendi “Bay ne demektir, biliyor musun? Dur bekle, cevabını ben vereyim. Saygıya, hürmete layık insan, erkek demektir; bayan da, aynı saygı ve hürmete layık olan kadın demektir. Bundan böyle artık…

  • Alıntılar

    Oylar kendi başlarına değersiz şeylerdir.

    Atatürk’ün ileri görüşlülüğünün derin tarih ve sosyoloji bilgisinden geldiğini düşünüyorum. Şu sıralar da Anıtkabir Derneği Yayınları‘nın çıkardığı, Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar adında 24 ciltlik harika bir seri okuyorum. 1928’de Milli Eğitim Bakanlığı’na Türkçeye çevirtip bastırdığı H.G. Wells‘in “Cihan Tarihinin Umumi Hatları“ eserinde, aşağıdaki bölümü işaretlemiş ve altını özenle çizmiş. Okumadan, araştırmadan, düşünmeden, “yalnızca söylenenlere kulak vererek” oy kullanan insanların hem kendilerine…

  • Alıntılar

    Tek bir vatanın her şeyin üstünde olması ne kötü…

    Olayın özü, partilerin parçalanmasına neden olan kahrolası milliyetçiliğe dayanıyor. Uluslararası düzeyde. Bu milliyetçilik her şeyi mahvediyor. Tek bir vatanın her şeyin üstünde olması ne kötü. Vatanlarımızın aptallıklarının içinde sürükleniyoruz. Bu vatanperverliğe. Dürüst ve iyi niyetli olmak neye yarar, eğer tepedeki bir avuç insan böyle olmak istemezse. Boğa kırmızı bez parçasına baktığında ne görüyorsa, onlar da başka bir bayrağa baktıklarında aynısını…

  • Alıntılar

    Çoğunluk Yasası

    Çoğunluk yasası her zaman demokrasiyle, özgürlükle ve eşitlikle eş anlamlı olmuyor; kimi zaman zorbalıkla; köleleştirmeyle ve ayrımcılıkla eş anlamlı oluyor. Bir azınlık baskı görüyorsa, oy hakkı onu ille de özgür kılamıyor, hatta daha da eziyor. İktidarın bir çoğunluk grubuna bırakılarak azınlıkların çektiklerinin azaltıldığını savunmak için çok saf -ya da tam tersine çok pervasız- olmak gerek. -Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler.

  • Alıntılar

    Siz orada öylece

    Siz orada durup bakınırken, aranızda sebepsiz ölenler oluyor; kaybolanlar, gidenler, ne olduğu bilinmeyenler. Kalabalığın rengi değişiyor, ama siz orada öylece duruyor, içinde yer aldığınız kalabalığın renginin değiştiğini, sizin de usul usul o rengi almakta olduğunuzu fark etmiyorsunuz. Kendi renginiz, kokunuz var mı, bilmiyorsunuz. Kalabalığın bir parçası olmakla, biri olmak arasındaki farkı ya öteden beri bilmiyordunuz ya da artık bilmiyorsunuz. –Murathan…

  • Alıntılar

    Czeslaw Milosz – Bağış

    Şiirden pek anlamadığımı düşünürüm. Klasikler haricinde pek geniş bir şiir kültürüm de yoktur. Türk olarak Nazım‘ın ve Orhan Veli‘nin şiirlerini pek severim. Yabancılardansa, W.H. Auden, W.B. Yeats ve Pablo Neruda‘dır gözdelerim. Bunlar haricinde, öyle oturup şiir okuyayım, araştırayım dediğim çok yoktur. Zaten başta dedim ya, şiirden pek anlamadığımı da düşünürüm. Yine de bazen, tesadüf eseri güzel şairlerle, güzel şiirlerle tanışırım. Geçtiğimiz…

  • Alıntılar

    Sucede que me canso de ser hombre.

    Dostoyevski‘nin Yeraltından Notlar‘ındaki “I am a sick man…” girişini her okuduğumda o kadar çok etkilenirim ki, hayatım boyunca okuduğum en iyi giriş cümlesi olarak kalacağından emin gibiydim. Bugünse, Pablo Neruda‘nın bazı şiirlerini ilk defa orjinal dilinde (İspanyolca) okudum ve bu cümleden çok etkilendim. Neredeyse tüm gün, içimden tekrar edip durdum. Belki bir gün bu da değişir ama, bir güncelleme yaparak…