Fikirler, sadece fikir veya düşünce olarak öğretildiklerinde insanı çok etkilemezler.

Fikirler, sadece fikir veya düşünce olarak öğretildiklerinde insanı çok etkilemezler. Genelde bu şekilde sunulduklarında diğer fikirleri değiştirirler; eski düşüncelerin yerini yeni düşünceler, eski sözcüklerin yerini yeni sözcükler alır. Fakat tüm bu olup biten, kavramlardaki ve sözcüklerdeki değişimdir. Niçin farklı olmalı ki? Bir insanın fikirlerle harekete geçirilmesi ve gerçeği kavraması son derece zordur. Bunu yapması için, içindeki durgunluğun dirençlerinin, yanlış yapma ya da sürüden ayrılma korkusunun üstesinden gelmesi gerekir. Diğer fikirler, kendi içlerinde doğru ve etkili olsalar da bunları sadece bilmek yetmez. Oysa bu fikirler, onları öğretenler tarafından yaşanmışlarsa, öğretmen tarafından kişiselleştirilmişlerse, etten kemikten yapılmış görünüyorlarsa insanın üzerinde etkili olurlar. Eğer kişi, alçakgönüllülüğü anlatıyorsa ve kendisi de alçakgönüllüyse o zaman onu dinleyenler alçakgönüllülüğün ne olduğunu anlayacaklardır. Sadece anlamakla kalmayacaklar, bir gerçekten söz ettiğine, sadece sözcükleri dile getirmediğine inanacaklardır. Aynı şey, bir kişinin, düşünürün veya din öğretmeninin iletmeye çalıştığı tüm fikirler için geçerlidir.

Erich Fromm, İtaatsizlik Üzerine, s19-s20

One Comment

Bir Cevap Yazın