Kategoriler
Kitap

Agatha Christie – Doğu Ekspresinde Cinayet

Tüm zamanların en bilinen polisiye romanlarından birisi olan Doğu Ekspresinde Cinayet, polisiye türünün kraliçesi Agatha Christie’nin kısıtlı bir zaman ve alan içerisinde karakterler üzerinden karmaşık düğümler yaratıp, bu düğümleri ustaca çözüme kavuşturmasıyla dikkat çekiyor.

Değerlendirme: 4 / 5.

Agatha Christie‘nin bir başka Hercule Poirot macerası olan Lord Edgware’i Kim Öldürdü?‘nün hemen ardından, 1934 yılında yayımladığı on altıncı romanı Doğu Ekspresinde Cinayet, külliyatı içerisindeki en bilinen, en çok satan ve -belki de- en sevilen kitabıdır. Resmi biyografisinde ya da kendi otobiyografisinde belirtilmemiş olsa da, yazarın bu kitabı İstanbul’da kaldığı dönemde, Pera Palas Otel’de yazdığı söylenmektedir. Kitaba ilham veren olaylar ve otelde konaklamış olması bunu mümkün kılsa da, İstanbul’da başlayan kitapta Poirot’nun konakladığı otelin Christie’nin konakladığı bir başka yer olan Tokatlıyan Oteli olması, bu konuda ihtilaf doğurur.

Christe’nin bu ünlü romanının ilk dayanağı 1928 yılında Doğu Ekspresi’ni kullanarak yaptığı yolculuk olmuş. Bu yolculuktan kısa bir süre sonra, 1929 yılının Şubat ayında, Doğu Ekspresinin bir kar fırtınası sebebiyle altı gün boyunca Çerkezköy civarında mahsur kalması ona ilham veren olaymış. 1931 yılının Aralık ayında ise Ninova’da arkeolojik kazı yapan eşinin yanından dönerken, mahsur kalma deneyimini yirmi dört saatliğine kendisi yaşamış. Bu olayla ilgili eşine yazdığı ve otobiyografisinde de paylaştığı mektuplarda, romandaki bazı karakterlere trendeki diğer yolcuların ilham verdiği açık bir şekilde anlaşılıyor.

Eğer size, yalan söylemiş olan birinin yüzüne gerçeği çarparsanız çoğunlukla işin doğrusunu açıklar. Çoğu zaman şaşırdığı için tabii.

Doğu Ekspresinde Cinayet, Agatha Christie, s144.

Kitap, Hercule Poirot Serisinin zamansal sıralaması yapıldığında, -her ikisi de bu kitaptan sonra yayınlanmış olsa da- Mezopotamya’da Cinayet kitabının hemen sonrasında ve Üç Perdelik Cinayet kitabının öncesinde geçiyor. Mezapotamya’da Cinayet’in son bölümünde geçen “Mösyö Poirot Suriye’ye döndü ve bir hafta kadar sonra oradan Doğu Ekspresi’yle Avrupa’ya dönerken kendini bir başka cinayet olayının içinde buldu” bölümüyle arada geçen zaman kesinken, her ikisinde de belirtilmediği için gerçek zamanda hangi yılda geçtiği bilinemiyor.

Maceranın başında dedektifimiz, acil bir telgrafla Londra’ya dönmek için Tokatlıyan Oteli’nden ayrılıyor ve tamamen dolu olan Doğu Ekspresinde bir tanığı sayesinde yer bulabiliyor. Trende, ikinci sınıf kompartımanda seyahat eden Poirot’yu tanıyan Amerikalı iş adamı Samuel Edward Ratchett, dedektife ölüm tehditleri aldığını söyleyip kendisini korumasını istediğinde, Poirot tarafından reddediliyor. Ertesi sabah ise, kar sebebiyle yolda kalan trende işlenen bir cinayeti aydınlatması için Poirot’dan yardımı isteniyor: Ratchett on iki bıçak yarasıyla öldürülmüştür.

Cinayeti çözmek için kolları sıvayan Poirot, olayla ilgili olabilecek yolcularla tek tek görüşmeye ve ipuçları toplamaya başlar. Yazarın hakim bakışla anlatmayı seçtiği bur romanda Hastings ve Japp gibi tanıdığımız diğer karakterler yoktur; olayı çözmede dedektife trendeki yolculardan Yunan doktor Constantine ve tren işletme sorumlusu dostu Bay Bouc yardımcı olur.

Trenden inmek mümkün olmadığı için, katilin trendekilerden birisi olduğu açıktır. Bu açıklıkta, kısıtlı bir alanda ve zaman diliminde bu kadar güçlü bir cinayet romanı yazmak ise zordur. Dehasıyla bunu birbirinden farklı yolcular ve ilişkiler yaratarak başaran Christie’nin bu romanı yalnızca genel okuyucu için değil, polisiye türüne ilgi duyanlar için bir ders niteliği de taşır. Kitap boyunca Poirot her bir yolcuyla konuşurken, okuyucu onlardan birinin katil olduğunu bilir ve diyaloglardan ipucu yakalamak için dikkat kesilir. Sonuçta ise okuyucu elbette istediğini başaramaz ve çözüme son derece şaşırır. Cinayetin asilliği ve sonucun ahlaksızlığı, Doğu Ekspresinde Cinayet’in en çarpıcı yanıdır.

Kitabın ülkemizde bugüne dek Altın Kitaplar başta olmak üzere farklı yayın evlerinden çıkmış birçok baskısı bulunuyor. İnkılap Kitabevi ve Nil Yayınları‘ndan çıkan eski basımlarında Şark Ekspresinde Cinayet ismi kullanılmış. Yazarın ülkemizdeki yayın haklarını elinde bulunduran ve tüm kitaplarını yayınlayan Altın Kitaplar ise, eski basımları Gönül Suveren çevirisiyle yaparken, yeni basımları Çiğdem Öztekin çevirisiyle yapıyor. Meraklısı için eserin Jean-François Miniac (Solidor) tarafından çizilen ve ülkemizde 2010 yılında Sevin Okyay çevirisiyle NTV Yayınları‘ndan çıkan, benim de çok beğendiğim bir çizgi roman uyarlaması bulunduğunu da belirteyim.

Kitabın ilk sinema uyarlaması ise 1974 yılında ünlü yönetmen Sidney Lumet tarafından çekilmiş. Yönetmenin efsane filmi 12 Angry Men‘e benzeyen afişiyle gözen çarpan bu filmde, Hercule Poirot’ya Albert Finney hayat verirken, Sean Connery, Ingrid Bergman ve Anthony Perkins gibi ünlü isimler de yer alıyor.

2017 yılında ise Kenneth Branagh‘ın hem yönetmen koltuğuna oturduğu hem de ünlü dedektife hayat verdiği daha modern bir uyarlama beyaz perdede yerini aldı. Johnny Depp, Penelope Cruz, Willem Dafoe gibi yıldız isimlerle dikkat çeken bu filme dair ayrıntılı bilgiyi ve değerlendirmelerimi Murder on the Orient Express – Doğu Ekspresinde Cinayet (2017) başlıklı yazımda bulabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir