Katherine Marsh – Gece Gezgini

Fantastik serilere olan tutkum, kitaplarla aramdaki değişmez bağlardan birisidir. Geçtiğimiz günlerde kitaplığımı düzenlerken, bir köşeye ayırdığım fantastik serilerin arasında tek başına duran, uzun zaman önce okuyup oraya koyduğum ancak devamına kavuşamadığım bir kitap gözüme çarptı. Katherine Marsh’ın Jack Perdu Serisi’nin ilk kitabı Gece Gezgini

Bu kitabı birisinin tavsiyesiyle mi aldım yoksa kendim keşfedip okumaya değer olduğunu mu düşündüm pek hatırlamıyorum ama notlarımda arama yaptığımda, kitabı 2015 yılında internetten siparişle alıp okuduğumu gördüm. O dönemde özellikle hem çocukları hem de yetişkinleri ortak paydada buluşturabilen kitaplar okumaya özen gösteriyor, beğendiğim kitapları çeşitli bahanelerle okuldaki öğrencilerime hediye ediyordum. Bu kitabı da bir öğrencime hediye ettiğimi iyi hatırlıyorum. Peki bu kitapta gördüğüm, hoşuma giden ortak payda neydi, işte sizlere asıl bundan bahsetmek istiyorum.

Gece Gezgini’ni bir fantastik çocuk kitabı olmaktan öteye taşıyan, Euri ve Jack’ın hikayesini okurken bir yetişkin olarak keyif almamı sağlayan en büyük etken, yazarın anlaması basit ama okuması sıradışı bir mitolojik dünya yaratmasıydı. Buradaki “yaratmak” sözcüğünden kastım akla ilk gelen örnekte, Yüzüklerin Efendisi’nde olduğu gibi sıfırdan bir dünya oluşturmak değil. Bu dünya bundan çok daha basit bir şekilde oluşturulmuş.

Katherine Marsh, Jack Perdu serisi için aslında hepimizin bildiği ve bazılarımızın ilgi duyduğu Yunan mitolojik yeraltı dünyasını çocukların anlayabileceği bir dilde yeniden yazmış. Yüzyılardır büyükler için olan, ölülerin,  yılanların, ateşin, bilinmezliğin ve korkunun kol gezdiği bir dünyayı çocukların anlaybileceği ve içerisinde macera yaşayabileceği bir şekle sokmuş.

“Ama Euri farklı.” diye ısrar etti Jack.

“Sevgi onları farklı görmemize sebep olur.”

Bunu yaparken, onları korkutmamak, ürkütmemek gibi çekincelerle mitolojik ögeleri yok saymak ya da onlara başka anlamlar yüklemek yolunu tercih etmemiş. Dahası, çocukların “anlamayacağını” düşünerek felsefi konulardan uzak durayım dememiş. Yani bu çocuklara yönelik yeni yeraltı dünyası ile bizim bildiğimiz yeraltı dünyasının hiçbir farkı yok.

Kitapta ölülerden, yılanlardan, yeraltı nehirlerinden, göze konulan paralardan ve yunan mitolojisinde Hades denildiğinde akla gelen her şeyden aynı gerçeklikte bahsediliyor. Yalnızca, tüm bunlar çocukların anlayabileceği bir sadelikte ve dürüstlükte anlatılıyor. İşte bu da kitabı hem çocukları hem de yetişkinleri ortak paydada buluşturabilen bir eser haline getiriyor…

Gece Gezgini, Katherine Marsh’ın ilk kitabı, kendisi bu kitaptan önce Rolling Stone ve Good Housekeeping gibi dergiler için kurgudan uzak, turizm yazıları gibi metinlerin editörlüğünü yapıyormuş. Bu kitabı yazdığı sıralarda ise bir lisede öğretmenmiş.

2008 yılında Edgar Allan Poe Ödüllerinde, En İyi Çocuk Gizem Kitabı ödülüne layık görülen bu kitabın ardından yazarlık kariyerine ağırlık vermiş ve şuana kadar çocuklara yönelik dört kitabı yayınlanmış.

Kitabı okuyup beğenen ve serinin devamını okumak isteyenler için ayrıca not düşmek istiyorum. Ülkemizde Goa Yayınları tarafından 2011 yılında basılan kitabı okumamın ardından, serinin ikinci kitabı olan The Twilight Prisoner için yayınevine bir mail göndermiştim, cevap olumsuzdu. Ben İngilizce okurum diyenler için elbette Amazon yolu açık.

Bir Cevap Yazın