Kazan (Kelime Oyunu: Hata ve Affetmek)

Ellerimle büyüttüğüm bir yalnızlığım, konuşulmamış hayallerim var. Tanrı’yla yaptığım pazarlıkların hepsinden zararlı çıktığım için kadere bel bağlayıp tüm şarkılara inandım. Hangi ömre fiyat biçtiysem faturası önceden kesildi, mürekkebi suyla karıştırılmış, lacivert kelimelerle imzaladım vedalarımı, tüm insanlık uğruna sadece kendimi yakarken.

Yıktığım bütün umutlarımdan, tuttuğum bütün yaslarımdan, tutamadığım sözlerimden geçmişim sorumludur. Aynalara yüz vermeyen asık bir suratım, ellerimle kıydığım leşlerim var. Ruhumu temizlemem imkansız. Yarasa bacağıyla büyük bir kazanım var ama evin içinde ateş yakmam yasak.

Kızıyorum, ağlıyorum, inan sırf sinirden gülüyorum. Derimi yüzmek, saçlarımı ateşe vermek istiyorum. Artık sadece kendim için yaşıyorum. Kendime vereceğim güzel bir ölüm hayal ediyorum ve yapacaklarımdan kimseyi sorumlu tutmuyorum.

İnsanlığı affediyorum, affım için yas tutarken kendime, geçmişimi suçlamıyorum. Saatleri geri alınmış bir ömrün sabahları erken doğmuyor diye yelkovanı suçlamak neye yarar? Tüm sabahlarımı affediyorum. Yelkovanlarıyla birlikte saatlerin gecikmiş kuşlarının gagasından tek bir haberi beklerken, uykuda kalışımın hesabını sormayan rüyalarıma acıyorum ve rüyalarımı sigara dumanıyla bölen eli sopalı gardiyanların hayallerine de.

Bu yazı, kazanlarda kaynayan anılara, bacakları olmayan yarasalara, fokur fokur fokurdayan kurbağa dillerine adanmıştır. Herbiri affedilmiş ve de hiçbirinin çekilen acılara değmediğine karar verilmiştir..

Bir Cevap Yazın