Once you’re gone, you can’t come back.

Bazı günler uyanıyorum, “bugün ne kadar güzel bir gün” diyorum. Yataktan çıkmadan önce yapmak istediğim şeyleri düşünüyor, güzelce planlıyor ve tüm günümü harika bir şekilde geçiriyorum. Bazense, sadece uyanıyorum. Başka hiçbir şey olmuyor, uyanıyorum ve dünya sona eriyor. Tüm gün ot içip Radiohead dinlemek istediğim günlerden bahsediyorum.

Yetişmem gereken bir yere giderken yolda hızlı hızlı yürüyorum. Kulağımda kulaklık, güzel bir müzik çalıyor. Sonra birden ışınlanıyorum. Nasıl olduğunu anlamadan, kendimi yetişmem gereken yerde buluyorum. Çalan şarkıların sürelerine bakıp, ne kadar bir zamanı atladığımı hesaplamaya çalışıyorum, ama olmuyor, yapamıyorum.

Bir Cevap Yazın