127 Hours – 127 Saat (2010)

127 Hours – 127 Saat (2010)Yıllar önce 28 Days Later filmiyle tanıdığım, 2009 yılında 8 dalda Oscar’ı hak eden filmi Slumdog Millionaire ile hafızama kazıdığım Danny Boyle’un bu yıl 6 dalda Oscar’a aday olan filmi 127 Hours, 2003 yılında Aron Ralston isimli bir dağcının başından geçmiş gerçek bir olayı anlatıyor.

Filme ilk olarak birkaç ay önce okuduğum Aron Ralston’ın İnanılmaz Yaşam Mücadelesi başlıklı yazıda rastlamış, ancak Slumdog Millionaire gibi flashbacklerle donatılsa da onun kadar başarılı olamayacak bir drama filmi olacağını düşünürek fragmanını bile izlememiştim. Başarısız olacağını düşünmemin sebebi de filmin tek bir mekanda geçecek olmasıydı. Zira yıllardır bu anlamda Phone Booth’un üzerine bir film çekilemeyeceği düşüncesine sahiptim, ama yanılmışım.

danny boyle 127 hours

Danny Boyle filme o kadar güzel efektler eklemiş, o kadar özgün flashbackler hazırlamış ki, uzun süredir baş başa göremediğimiz drama ve macera ikilisini yeniden birbirine kavuşturmuş. James Franco’nun yakın çekimlerdeki harika oyunculuğunu, Aron’un yaşadığı fiziki ve psikolojik acıyı aynı anda hissetirebilmesini de harika bir şekilde kullanmış. Bu yüzden filmin, en iyi film, en iyi erkek oyuncu ve en iyi kurgunun yanında en iyi yönetmen dalında da aday olmayı hak ettiğini düşünüyorum.

A.R. Rahman Slumdog Millionaire

Filmin Oscar’a aday müzikleri Slumdog Millionaire’de olduğu gibi A.R. Rahman’ın imzasını taşıyor, bakalım Rahman bu yıl da alabilecek mi ödüllerini? Filmin asıl şarkısı olan If I Rise’ın sözleri ise daha tanıdık isimlerden; Thank You ve White Flag şarkılarıyla ölene kadar aklımdan çıkmayacak olan Dido Armstrong ve onun abisi Rollo Armstrong’tan. (dinlemek için tıklayın)

James Franco 127 Hours

Gelgelelim filmin konusuna. Aron Ralston (James Franco), sık sık doğa gezilerine çıkan, çıktığı gezilerde fotoğraf ve video çekmekten hoşlanan doğa aşığı bir genç. Bir hafta sonu tatilinde çantısını hazırlar, arabasına atlar ve Utah’taki çok iyi bildiği Kanyon Ulusal Parkı’na doğru yola çıkar. Yine her zaman olduğu gibi kimseye nereye gideceğini haber vermemiştir tabii.

James Franco-Kate Mara Amber Tamblyn 127 Hour

Bisikletiyle yaptığı çılgın gezi sırasında kanyonda kaybolmuş olan Megan (Amber Tambyln) ve Kristi (Kate Mara)’ye rastlar. Onlarla güzel vakit geçirdikten, ayrılmadan önce bir sonraki gece partilerine katılacağına söz verdikten sonra macerasına devam etmek için Blue John Kanyonu’na girer.

James Franco-Blue John-Canyon 127 Hours

Aron’un hayatı bu girdiği bu kanyonda değişecektir. Üzerine düşen ve kolunun sıkışmasına sebep olan bir kaya Aron’u kamerası, az miktarda suyu, yemeği, tırmanma halatı, kör bıçağı ve düşünceleri ile 127 saat boyunca baş başa bırakacaktır.

James Franco Blue John Canyon

Siz olsaydınız ne yapardınız? An ve an ölüme yaklaşırken, yaşantınızı, geçmişinizi, sevdiklerinizi ve en önemlisi de tüm bunları bir daha göremeyeceğinizi düşünürken, ne yapardınız? 127 Hours bunu sorgulamanız için harika bir film. Unutmayın, sorgulamak her şeydir. İşte tam olarak bu yüzden, bu filmi mutlaka izleyin.

Bir Cevap Yazın