Gece…

Gariptir gece, insanın kendisiyle tanışmasıdır. İnsan karanlıkta yalnız kaldığında, yapması gereken en doğru şeyin ne olduğuna daha kolay karar verebiliyor. Bir derdi varsa şayet, atamıyor onu kafasından. Ne yaparsa yapsın atamıyor sessizlikte, saatlerce onunla yüzleşiyor. Yüzleşmekten başka yapabilecek bir şeyi de olmuyor, yorgun olsa da uyuyamıyor mesela… Sadece düşünüyor. Gündüz, düşünmemek gibi bir alternatifi varken düşünen insanların sayısı, oldukça azdır oysa….

Geceyi seviyorum, gündüzden daha çok seviyorum. Geceyi, sessiz olduğu, gündüzü örttüğü için seviyorum. Gündüz asla düşünemeyeceğim şeyleri düşünebildiğim için, asla doğru bir şekilde yapamayacağım şeyleri yapabildiğim için seviyorum. Geceleri kitap okumayı seviyorum mesela; karanlıkta, yalnızca kitabımı aydınlatan mumun ışığında kitap okumayı seviyorum.

Geceleri çalışmayı seviyorum. Bir şeyler yapmayı, yapamasam da yapmaya çalışmayı seviyorum. İnsanların benden çok uzakta, uykuda olduğunu bilmeyi seviyorum. Gün içerisinde insanların yaptığı her şeyi öğrenebilmeyi seviyorum. Gündüz asla dinleyemeyeceğim şarkıları dinleyebilmeyi seviyorum.

Gündüz, geceden korkarmış; ona göre gecenin karanlık düşünceleri varmış. Gece ise…

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: