Gerçek Birleşme İçin Önce Yüzleşmek Gerek

İnsan kendisiyle asıl yüzleşmeyi, yapmak istedikleri için önünde hiçbir engel kalmadığında yaşıyormuş. Hayatın önümüze çıkardığı engeller, olduğumuzdan çok daha ileride bizim ona yetişmemizi bekleyen bilinçaltımızla aramızdaki yolu da kapatıyormuş meğer. Tüm engelleri aşıp ona ulaştığımızda, asıl yüzleşme başlıyormuş. Birleşmek için yüzleşmek…

Onunla bir bütün olup, yolun sonuna beraber ilerleme gerekliliği, aradaki zıtlıkları aşmaya, istenmeyen alışkanlıklardan kurtulmaya; kısacası insanın kendisine yönelik ciddi bir reform yapmasına bağlı kalıyor. İnsanın her şeyin bittiğini düşündüğü, artık rahat edeceğini sandığı anda yüzleştiği asıl kaygılar, yola devam etmenin sabırsızlığı içerisinde büyük bir rahatsızlık veriyor. Bu ana kadar zihin, en kötü gününde bile unutmak için, yorgun düştüğü için kendisini uykuya teslim edebilirken, bu anda bu yüzleşmeyi bir sonuca erdirmeden karanlığa gömülmek istemiyor. Vücudun isyan ettiği, göz kapaklarının kapandığı ancak bilincin kapanmak bilmediği uzun geceler. Bitmeyen düşünceler, çarpışmalar, sanrılar…

Bütünleşmenin sağlanması, insanın kendi içerisindeki mutluluğu için en büyük adım. Bu adım atılırsa, kişi doğru yolda ömrü izin verdiğince ilerleyebilir. Karşısına çıkan engeller onu yavaşlatsa da yolundan çeviremez. Ancak bütünleşme olmazsa, kişi yeniden yoldan çıkar. Küçük bir sapmayla gerçekleştirdiği bu yolculuk, sapmadan vazgeçmediği süre boyunca yola olan uzaklığını arttırır. Yeniden yolu bulması, yolda yeniden bilinçaltına yetişebilecek kadar ilerlemesi, tekrar yaşanmak istenmeyecek kadar sancılı bir süreç. Bu yüzden bütünleşmeyi, sağlayacak iradenin ortaya koyulması gerek.

İşte bu nasıl oluyor, nasıl olacak, başarabilirsem anlayacağım.

Bir Cevap Yazın