İçerik Hırsızlığına Karşı: Paylaşın!

Bugün eski notlarımda dolaşırken 3 sene önce bir rica üzerine Kariyer Atölyesi için yazdığım Sosyal Medyada Kişisel Markalaşma başlıklı yazıma rastladım. Çok iyi hatırlıyorum, yazının konusunu epeyce ölçüp tartmıştım ve uzunca bir süre de başlık düşünmüştüm. Bu konuyu yarattığım ve başlık attığım dönemde, konuyla ilgili Google arama sonuç sayısı kocaman bir sıfırdı. Şimdi ise, arama yaparsanız aynı başlık ve içerikle sınırsız kaynakta yazı bulabilirsiniz.

İçerik hırsızları, uzun yıllardır internet dünyasında bir şeyler üretmeye çabalayan, özgün yazılar yazan insanların en büyük problemlerinden birisi olmuştur. Bu insanlar emek verilerek hazırlanan bir içeriği birkaç cümle değiştirerek alırlar ve kendileri yazmış gibi takipçileri ile paylaşırlar. Eskiden böylelerine pek aldırmasam da, son zamanlarda bunları yapanlar daha çok tüzel kişilikler olduğu için epey rahatsız oluyorum.

Bu bloğu 2009 yılında ilk açtığım zamanlarda, amacım kişisel bir şeyler yazmak değil, şifreleme, güvenlik, SEO gibi alanlarda profesyonel makaleler yayımlamaktı. Uzunca bir süre de bunu ciddi anlamda yapmayı başarmış ve çok güzel geri dönüşler almıştım. Ancak sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla beraber internete editör olarak atılan bilgisiz insanlar içerik çalmayı o denli boyutlara taşıdı ki, bir süre sonra pes ettim.

Günlerce emek vererek çizdiğim ve kodladığım kişisel tasarımlar, çalınarak başka kişisel bloglarda dolaştı. Saatlerce araştırma yaparak yazdığım makaleler aynı başlıklarla, birkaç cümle değiştirilerek teknoloji dergilerinde yayınlandı. WordPress Codex gibi platformlar için gönüllü olarak yaptığımız İngilizce-Türkçe çevirilerin altına, birileri gelip imzalarını attılar… Hal böyle olunca da, bir süre sonra üzerinde çalıştığım alanlarda profesyonel makaleler yazmayı bıraktım. Artık yalnızca hayata dair, akımla esen bazı şeyleri yazıyorum. İzlediğim filmleri, okuduğum kitapları, dinlediğim müzikleri paylaşıyorum. Eski günlerdeki gibi binlerle ölçülmese de, yüzlerle ölçülen güzel bir günlük hitim var. İnsanlara güzel kitaplar, filmler, müzikler önerebildiğimi, bir şeyler katabildiğimi düşündüğüm sürece yazacağım.

Yine de söylemek isterim ki, herkes benim gibi düşünmüyor. İçerik hırsızlığı yüzünden blog yazmayı tamamen bırakan, kabuğuna çekilen birçok yaratıcı insan tanıyorum. Bu insanlar eskiden yazdıkları her yazı için olumlu ya da olumsuz birçok geri dönüş alıyordu. Şimdilerde ise, aldıkları tek geri dönüş içeriğin biraz değiştirilerek popüler bir blogda yayınlanması oluyor. Bu yüzden, hâlâ benim gibi blog okumayı seven birileri kaldıysa, onlara sesleniyorum: beğendiğiniz içerikleri paylaşın. Popüler blogların içeriklerini değil, sizden başka kimsenin bilmediği blogların sevdiğiniz içeriklerini çevrenizle paylaşın. Yazmayı seven insanlara, onları başka insanlara ulaştırarak destek olun. Geçmiş zamanın aksine, artık bir blog ne kadar çok biliniyorsa, içeriği o kadar az çalınabiliyor.

Bir Cevap Yazın