Kalbimin Kalbini Yeneceğim.

Çevirisi olan her şeyi ana dilimde, yani Türkçe olarak okuyorum. Başka dillerde tükettiğim içerikler genellikle spor bilimine yönelik akademik yayınlarla ve şiirlerle sınırlı kalıyor. Dilimizin, yalnızca öge sıralaması gibi doğal sebepleriyle bile İngilizce vb. dillerden çok daha lirik olduğunu düşünüyorum. Dilimizdeki hem anlamını hem de kullanımını en sevdiğim kelimelerden birisi de rağmen edatıdır.

Başarmadan önce mücadele etmek değil midir insanı asıl mutlu eden? Bağdat’ı almaya çalışmak değil midir Bağdat’ın kendisinden güzel olan? O zaman yaparken de, yaptıktan sonra noktayı koyarken de önce süreci gözden geçirmek, öyle dile getirmek gerekir düşüncesindeyim. Dilimizdeki bu edat kullanımı, “her şeye rağmen yaptım” diyebilmek, en büyük mutluluklardan. Ben de bu mutluluğu yaşayabilmek için çabalıyorum bir süredir. Su altında kabarcıklar gibi gözümün önünde yükselen umutlarımın peşine takılıp son bir gayretle yüzeye çıktım. Şimdi yapmam gereken en yakın kara parçasına yüzmek ve bir sal inşa ederek denize dönmek, yeni ufuklara, yeni maceralara yelken açmak.

Bu zamana kadar -her ne olursa olsun- hırs yerine azmi tercih etmiş olmamı en büyük kazancım olarak görüyorum. Kimseye iltifat etmeden, hiç kimseyi aldatmadan, yalnızca hedefime yürüyorum. Umudum hariç tükenen birçok şeyle beraber, bir zamanımın o büyük, sınır tanımaz egosu da törpülendi, küçüldü ve benliğimin himayesinde bir yer edindi. Dışarıdan bakıldığında farklı görünüyor olsa da, insan için en büyük mutluluğun bu olduğunu düşünüyorum. Gerçek mutluluğa ulaşmak isteyen her kişinin şu dört basamağı adım adım çıkması gerekiyor:

  • Basit dürtülere itaat eden hayvani nefis
  • İhtirası egoist benliğe hükmeden nefis
  • Kendi hatalarının farkında olan nefis
  • Her şeyin farkında olan olgunlaşmış nefis

Ben kendimi üçüncü basamaktan dördüncü basamağa tırmanmaya çalışan birisi olarak düşünüyorum ve biliyorum ki, son basamağa çıkmak en zor adım olarak görünse de, aslında orada kalmak gerçek erdemi temsil ediyor. Her şeyin farkında olan kişi yerinde durabilme erdemini gösterebilir mi? Başka bir açıdan bakarsak, gösterebilecek olsa bile göstermeli mi? Yaşadığımız çağda bu sorulara kendisine uygun cevapları bulabilen çok az insan var.

Ne mutlu o insanlara!

Hitotsu! Jinkaku kansei ni tsutomuru koto!

Bir Cevap Yazın