Kategoriler
Film

Lady Bird – Uğur Böceği (2017)

Değerlendirme: 6 / 10.

Oscar adaylarının açıklanmasının ardından, izlemediğim filmlerin arasından yaptığım bir seçkiyle, törene kadar izlenecek filmler listemi oluşturdum. 15 Şubat’ta başlayacak olan !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali‘nin açılış filmi de olması sebebiyle, listeden izlediğim ilk film, en iyi film ve en iyi kadın oyuncu başta olmak üzere 5 Oscar adaylığı bulunan Lady Bird oldu.

2012 yapımı Frances Ha ile gönüllerde taht kuran Greta Gerwig‘in dokuz yıl aradan sonra gelen ikinci yönetmenlik denemesi olan film, samimiliği ve gerçekçiliği ile birçok eleştirmen tarafından yılın filmi olarak gösterilse de, tarafımdan pek beğenilmediğini baştan belirteyim. Sanırım bu da, çok beğenmediğim bir film hakkında yazdığım ilk yazı oluyor.

Greta Gerwig’in de doğup büyüdüğü Sacramento’da geçen hikayede, Christine McPherson (Saoirse Ronan) lisenin son yılına başlarken, en büyük hayali üniversite ile beraber yaşadığı şehirden gitmek. Belki de bu  yüzden olacak, kendisine verdiği takma isim Lady Bird; ailesi başta olmak üzere herkesin kendisine bu isimle hitap etmesini istiyor.

Lady Bird, özgürlük peşinde koşan ve büyük hayalleri olan bir karakter. Onun için özgürlüğün en büyük tanımı ise kendisine büyük bir baskı yaptığını düşündüğü, zaman zaman despot denilebilecek kadar sert olan annesinden uzaklaşabilmek. Bu düşüncesi, ondan gizli üniversite planları yapacak kadar gerçek.

Abisinin kız arkadaşının yanlarına taşınmasıyla ve babasının işsiz kalmasıyla, lisenin son yılında Lidy Bird için evdeki işler olabilecek en sert halini alıyor. Tüm bu yükü çalışarak omuzlamaya çalışan annesi ile aralarındaki ilişki, gün geçtikçe tırmanan bir gerilime dönüşüyor.

Bu gerilimin ortasında, Lady Bird’ün okuldaki son yılında, onunla beraber ilk aşkını, ilk ilişkisini, ilk çevre değişimini ve karakter seçimini yaşıyoruz. Annesi ile ilişkisi, arkadaşları ve ailesinin diğer fertleri ile olan ilişkilerini etkileyen en önemli faktör olarak öne çıkıyor ve film de bu çerçevede gelişiyor…

Feministliği ile ön plana çıkan Greta Gerwig, filmde birbirine boyun eğmeyen çok güçlü iki kadın karakter yaratmış. Lady Bird’ün annesi Marion (Marion McPherson) her anne gibi kızını sevse de -aralarındaki çekişme ona boyun eğmek olarak düşündürdüğü için- bunu dile getirmekten kaçınıyor. Oldukça açık olan bu durumu filmin bir sahnesinde Lady’nin babası da dile getiriyor.

Belki de konusunu bu iki baskın kadın karakterin yaşam çatışmasından aldığından olsa gerek, film gerçekçiliği ile beni çok fazla kendisine bağlayamadı. Yani karakterler güçlü olsa, oyunculuklar başarılı olsa bile izleyiciyi bağlayan şey biraz da bu karakterlerin ne için mücadele ettikleri değil midir? İşte ben bu mücadeleyi çok basit ve bu tarz bir film için fazla gerçekçi buldum.

Yine de iki kadın oyuncunun oyunculukları da şapka çıkarılacak cinsten diyebilirim. Altın Küre’de Müzikal Komedi dalında en iyi film ve en iyi kadın oyuncu ödüllerini kazanan film, Oscar’da da en iyi film ve kadın oyuncu ödülleri için ciddi bir aday gibi görünüyor.

“Lady Bird – Uğur Böceği (2017)” için bir yanıt

[…] Lady Bird‘ü daha önce izlediğim için, festival kapsamında ilgimi çeken ve “gidersem mutlaka bu filmlere giderim” dediğim filmler Rumble: The Indians Who Rocked The World ve David Bowie: The Last Five Years oldu. Bu tavsiyemin yanı sıra, gitmek isteyenler Biletix Blog’da yer alan şuradaki listeye de göz atabilirler, dikkate değer bir içerik olmuş. […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir