Newton Yerçekimini Bulduğunda..

Nefes aldığımız her gün, faydalı ya da faydasız olduğuna aldırmaksızın bir sürü bilgi ile beynimizi dolduruyoruz. Yalnızca gün içerisinde sosyal medya hesaplarımızda gezindiğimiz anlarda bile gerekli gördüğümüz ya da görmediğimiz birçok şey öğreniyoruz. Bazı insanlar tüm bunlara aldırmazken benim gibi bazıları da bu inanılmaz bilgi edinme akışını “zaman yönetimi” ve “zihin yönetimi” gibi kavramlarla sorguluyor.

Sistematik bir hafızaya sahibim, insanlarla yaptığım karşılıklı konuşmalar haricinde, algıladığım herhangi bir şeyi kolay kolay unutmam. Hele ki okuduğum ya da izlediğim anda önem verdiğim bir şeyse, asla aklımdan çıkmaz. Yıllar içerisinde okuduğum yüzlerce kitap ve film hâlâ dün gibi aklımdadır. Kelimenin tam anlamıyla çöplük gibiyim.

Bazen düşünüyorum, tüm bunları neden öğreniyorum, neden kendimi geliştirirken yalnızca tek bir alanda değil de, birçok konuda çaba sarf ediyorum diye kendimi sorguluyorum. Mantıksal bir cevabım henüz yok, ama inancım çok güçlü. Sanırım bu, tüm inançlarım arasında duyduğum en güçlü inanç. Üzerinde düşündüğüm, zaman harcadığım, çaba sarf ettiğim her şeyin bir gün bana yaparken getirdiğinden çok daha fazla bana mutluluk getireceğine inanıyorum. Steve Jobs’ın dediği gibi, bir gün gelecek ve parçalar birleşecek diyorum.

Ekim Nazım Kaya’nın Kaldıraç Etkisi kitabında bu konuyla ilişkilendirdiğim bir söz okumuş ve çok beğenmiştim. Okuduğumdan beri, bu konu üzerine kendimi sorgularken, mantıksal olabilmeye yakın tek cevabım budur.

Newton başına elma düşüp yerçekimini bulduğunda Cambridge’de Matematik Profesörü’ydü.

Bir Cevap Yazın