Halk kandırıldı mı, bozuldu mu?

Jean-Jacques Rousseau, Toplum Sözleşmesi‘nin ikinci kitabında egemenliği yani genel istemin yürütülmesini konu alır. “Genel istem yanılır mı?” sorusunu cevapladığı üçüncü bölüm şu paragrafla başlar:

“…Genel istem her zaman doğrudur ve kamusal yararlara yöneliktir. Ama bundan halkın kararlarının her zaman doğru olduğu sonucu çıkmaz. İnsan her zaman kendi iyiliğini ister ama, bunun ne olduğunu her zaman kestiremez. Halk hiçbir zaman bozulmaz ama, çoğu kez aldatılabilir. İşte, ancak o zaman kötülüğe eğilimli görünür.”

Rousseau’nun halk üzerine fikrini açıkça belirttiği altı çizili son iki cümle üzerine uzun zamandır düşünüyorum. Fikirleriyle, Fransız İhtilali’nin getirdiği milliyetçilik akımının en büyük destekçilerinden olan Rousseau için, elbette ki halk özünde iyidir. Ancak milliyetçiliği benimsemeyen ve bu yüzden bu konuya daha objektif bakabildiğini düşünen bendeniz için, içinde yaşadığım bu halka “kandırılmış” diyebilmek çok zor geliyor. İnce bir çizginin üzerinde duruyorum.

Bir Cevap Yazın