Kısa Kısa – 5

Geçtiğimiz ay içerisinde ABD Başkanı Barack Obama, 21 vatandaşını Presidential Medal of Freedom ile ödüllendirildi. ABD başkanları tarafından verilen bu özel madalya, dünya barışına çeşitli alanlarda katkı yapan ABD vatandaşlarına veriliyor. Obama’ya kadar Amerikan başkanları bu madalyalar konusunda oldukça cimri davranmışlar ve yalnızca çok elit isimleri ödüllendirmişler. Obama ise son yıllarda dağıttığı madalyalar ile epey bir konuşuluyor.

Kısa Kısa 1‘de Bruce Springsteen‘in 27 Eylül’de çıkan otobiyografisinden bahsetmiştim. Bu otobiyografinin de etkisiyle olsa gerek, Patron bu yıl Obama tarafından madalyaya layık görülen iki müzisyenden birisiydi.  21 kişi arasından gözüme çarpan diğer isimler de şöyle; Robert De Niro ve Tom Hanks sinemaya yaptıkları katkılardan dolayı, Bill Gates ve Melinda Gates ise yaptıkları hayırsever işlerden dolayı madalyaya layık görüldüler.

Kesinlikle okuyacağım dediğim kitapları da bir türlü okuyamam, listeme alışımın üstüne yıllar geçmesine rağmen okumaya bir türlü fırsat bulamam. Andy Weir tarafından yazılan ve aktif olarak kullandığım Goodreads platformunda 2014’ün en iyi bilimkurgu romanı seçilen Marslı da bunlardan birisiydi. Geçtiğimiz günlerde nihayet, artık okumalıyım diyerek rafta duran kitabı elime aldım ve bırakamadım.

Bir gün içerisinde büyük bir iştahla okuduğum kitaba kelimenin tam anlamıyla bayıldım. Andy Weir, asıl mesleği olan yazılımcılığın hakkını vermiş ve birçok bilimkurgu yazarının yaptığının aksine fantastik ögeleri kitabından uzak tutarak mantıksal çerçevede inanılmaz güzel bir öykü işlemiş. Sayfalar ilerledikçe, mantığa dayalı gelişen olaylar sizleri bir sonraki sayfalara adeta sürüklüyor. Kitapla beraber, her kitabını takip edeceğim yazarlar listesine bir yenisini daha eklemiş oldum.

Jackie Chan Adventures, küçüklüğümde en sevdiğim çizgi filmlerden birisiydi. Jackie Chan’in başından geçen maceraları anlatıyor, bol miktarda aksiyon, büyü ve uzak doğu felsefesi içeriyor. Jackie Chan senaryo ekibinde yer aldığı ve kendi seslendirmesini yaptığı bu 5 sezonluk harika animeyi yeniden izlemeye başladım. Anime izlemeyi seven herkese tavsiye ederim.

Fantastic Beasts and Where to Find Them izlediğim filmlerden aklımda en çok kalanıydı. Olmayan bir kitaptan senaryo yaratmak, filme tam karşılık gelir sanırım. Harry Potter’ın ders kitabındaki canavarları almışlar ve güzel bir kurguyla birleştirmişler, birçok yerde de Harry Potter’a güzel göndermelerde bulunmuşlar.

Les Miserables, The Theory of Everything ve The Danish Girl ile oyunculuk basamaklarını hoplaya zıplaya çıkan Eddie Redmayne bu filmde de başarılı bir oyunculuk sergilemiş. İngiliz oyuncu Katherine Waterston da Amerikan aksanının altında kalmamış ve iyi oyunculuğuyla filmin bonusu olmuş.  Harry Potter dünyasını sevenlerin kaçırmaması gereken bir film…

Her geçen gün yeni bir diziye başlıyoruz ve eski diziler de bitmek bilmiyor. Dizi izleyemediğimiz birkaç günün ardından bilgisayar başına oturduğumuzda aklımızda her dizi için “hangi bölümde kalmıştım?” sorusu olabiliyor. Ben bu sorunu yaşamamak için izlediğim bölümleri bir excel tablosunda tutuyordum. Geçtiğimiz günlerde ise nihayet Türk yapımı güzel bir dizi takip uygulaması olan Dizi-Takip.com ile tanıştım. Arayüzü kullanılabilirlik konusunda biraz yetersiz kalsa da, bir zaman sonra alışıyorsunuz ve uygulama istediğiniz işi görüyor. Çok dizi izleyenler için tavsiyem olsun.

1976 İngiltere, Lynyrd Skynyrd orjinal kadrosu The Rolling Stones‘un ön grubu olarak sahnede… Müziğin yanında, atmosfer ve dinleyicilerin o yıllara özgün ruh halleri izlerken beni kendimden geçiriyor. Tüm zamanların en güzel canlı performanslarından…

Bir Cevap Yazın