The Post (2017)

1971 yılında, Vietnam Savaşı‘nın en kızgın döneminde orduda analist olarak görev yapan Daniel Ellsberg, Pentagon’a ait çok gizli belgeleri New York Times gazetesine sızdırır. Tarihe Pentagon Belgeleri adı ile geçen, Amerika Birleşik Devletleri – Vietnam ilişkilerini konu olan bu belgeler dönemin savunma bakanı Robert McNamara tarafından hazırlatılmış analiz raporlarıdır.

Daniel Ellsberg’in belgeleri sızdırma sebebi, belgelerde Amerika’nın savaşı kazanamayacağının en başından beri bilindiğinin yer almasıdır. Dahası, savaş bu bilgiye sahip olan Amerikan Başkanları Harry S. TrumanDwight Eisenhower ve John F. Kennedy tarafından körüklenmiş ve Amerikan askerleri Vietnam’a resmen kaybedecekleri bir savaş için ölüme gönderilmişlerdir.

Belgelerin yayınlanmasının ardından, o dönemde basın üzerinde baskısı bulunan başkan Richard Nixon hükumeti, belgelerin yayınlanmasının ülkenin güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle mahkemeye başvurur ve yayınları durdurur. Mahkeme kararı, haberin yayınlanmasının yanı sıra aynı kaynaktan alınacak başka belgelerin yayınlanmasını da engellemektedir.

New York Times’a gelen bu yasak sonrasında, o dönemde küçük ve yerel bir gazete olan, halka yeni açılan The Post gazetesi Ellsberg’in kendisine ve belgelerin kopyasına ulaşır. Gazetenin sahibi Kay Graham, şirketinin geleceği için nasıl bir karar vermesi gerektiği konusunda çelişkiler yaşarken, yayın yönetmeni Ben Bradlee ve ekibi mahkeme kararının basın özgürlüğünü kısıtladığını ve buna karşı olarak belgeleri yayınlamaları gerektiğini savunmaktadır.

Kay Graham (Meryl Streep) & Ben Bradlee (Tom Hanks)

Kay Graham, basın özgürlüğü için savaşmaya karar vererek yeni belgeleri The Post gazetesinde yayınlar. Hemen ardından da New York Times için açılan davaya müdahil olurlar. Yayınlanan belgeler ile ülkenin dört bir yanında savaş karşıtı gösteriler artarak devam ederken, basın özgürlüğü konusunda endişe duyan herkes mahkemeden çıkacak kararı beklemektedir…

Dünyada büyük yankı uyandıran Pentagon Belgeleri’nin tamamı olaydan 40 yıl sonra, 2011 yılında yayınlandığında bile olayın sıcaklığı dinmemişti. Usta yönetmen Steven Spielberg de, The Post ile bu hikayeyi 2017 yılında sinemaya uyarladı. En iyi film ve en iyi kadın oyuncu dallarında Oscar’a adaylığını koyan film, tarihi olayları sevenler için sevilebilecek türden.

The Post Gazetesi Ekibi

Filmin başrollerindeki iki önemli karaktere, iki büyük oyuncu, Tom Hanks ve Meryl Streep hayat veriyor. Hanks’in geç dönem oyunculuğunu pek beğenmesem de 2015 yapımı bir başka Spielberg filmi olan Bridge of Spies‘da bir alevlenme hissetmiştim. Filmdeki performansı ise çok uzun bir aradan sonra oldukça beğendiğim ilk peformansıydı, Oscar adaylığı getirmemiş olmasına oldukça şaşırıyorum.

Kay Graham rolüyle en iyi kadın oyuncu adaylığını kazanan Meryl Streep içinse ne yazık ki aynı beğeniyi hissedemedim. Kendisi daha önce 2011 yılında The Iron Lady filminde İngilizlerin meşhur Demir Leydi’si Margaret Thatcher‘a hayat vermiş ve Oscar ödülü kazanmıştı. The Post’ta ise sanki bu filmin içerisinden hiç çıkmamış gibi, aynı karaktere hayat vermeye devam etmiş.

Kay Graham ile Margaret Thatcher karakterleri arasındakine  “benzerlik” demek bile bence çok hafif kalır ki, ısıtıp sunduğu bu performansla Oscar kazanırsa büyük bir sürpriz olabilir.

Başroller hakkında bu kadar çok şey söyledikten sonra, filmde oyunculuğunu en çok beğendiğim adama, Bob Odenkirk‘e ayrı bir parantez açmazsam olmaz. Breaking Bad ile tanıyıp sevdiğimiz ve Better Call Saul ile gönlümüzün tahtına oturttuğumuz oyuncu filmde, Ellsberg’e ulaşıp belgeleri alan ve habere çeviren The Post gazetecisi Ben Bagdikian’a hayat veriyor.

“Basın yönetenlere değil, yönetilenlere hizmet için vardır.” düşüncesinin izinden giden film 1976 yapımı All the President’s Men‘i ve 2015’in en iyi filmlerinden Spotlight‘ı izleyenler için kurgusuyla tam anlamıyla tatmin edici bir gazetecilik filmi olmasa da, yönetmen ve yıldız kadrosunun hatırına izlenmeye değer. Zaten Spielberg de filmin son sahnesinde All the President’s Men’in açılış sahnesine gönderme yaparak bir saygı duruşunda bulunmuş.

One comment

Bir Cevap Yazın