Orjinali Slade‘e ait olan parça, single olarak yayınlandığı 1973 yılında İngiltere listelerinde bir numaraya çıkmış ve 70′li yıllarda metal dinleyen gençlerin marşlarından birisi haline gelmiş. Yıllar içerisinde çeşitli televizyon dizilerinde ve konserlerde parçanın birçok coverı yapılsa da Quiet Riot‘un yaptığı bu cover, parçanın orjinalini gölgede bırakmış, en bilinen versiyonudur. Grubun 1983 yılında çıkardığı Metal Health […]
Kategori: Dinlediklerim
Parçanın orjinali amarikali şarkıcı Gloria Gaynor tarafından 1978 yayınlandığında, İngiltere başta olmak üzere birçok ülkede bir numaraya kadar yükselmiş ve kısa bir süre içerisinde 70′li yılların klasiklerinden birisi olmuş. 1996 yılında Cake, sevilen bu parçayı almış ve hemen hemen hepimizin bildiği rock versiyonu yaratarak, aynı yıl içerisinde çıkardıkları, en sevdiğim albümleri olan Fashion Nugget‘a giriş […]
Parçanın orjinalini bilmeyen yoktur sanırım. Deep Purple‘ın 1974 yılında çıkardığı Stormbringer albümünün kapanış parçasıdır ve her dinlenildiğinde insanda bir şeylere geç kaldığı duygusunu uyandırır, bu dünyadan alır götürür. Deep Purple’ın genel soundının çok dışında bir parça olsa da, grubun en sevilen parçalarından birisidir. Benim için Sometimes I Feel Like Screaming ve Smoke on the Water‘dan […]
Metallica konseri de yaklaşıyorken, bu parçayı listeye almanın zamanı geldi diye düşünüyor ve efsane coverlar listeme Metallica‘nın Turn The Page coverı ile devam ediyorum. Orjinali, Bob Seger‘a ait olan parça, Seger‘ın 1973 yılında yayınladığı Back in ’72 isimli albümünde yer alıyor. 70′lerin klasiklerinden olan parça, tam 25 yıl sonra Metallica tarafından yorumlanmış ve klibi çekilerek […]
Sons of Anarchy, benim için izlenmese de mutlaka dinlenmesi gereken dizilerin başında geliyor. Kısa bir süre önce diziden bir parçayı, 3. sezon final bölümü için Battleme‘nin özel olarak coverladığı Hey Hey My‘ı bu listeye almıştım. Bu yüzden bu parçayı daha sonra yayınlamayı düşünüyordum ama, bugün o kadar çok dinledim ki, dayanamadım.Bulabildiğim en eski kaydı Lead […]
2000′li yılların başlamasıyla, kaliteli grupların azaldığını düşünenlerden birisi de benim. Son yıllarda adını duyurmayı başaran çok sayıda yeni grup olsa da, beğendiğim ve takip ettiğim grupların sayısı iki elimin parmaklarıyla sınırlıdır. Nightmare, sevdiğim ve takip ettiğim bu sınırlı sayıdaki gruplardan birisinin, Avenged Sevenfold‘un 2010 yılında çıkardığı, hem müziğiyle, hem sözleriyle, hem de albüm kapağı ile […]
Alphaville‘in 1984 yılında çıkardığı ilk albümü Forever Young‘ta yer alan Big In Japan, 80′li yılların en klasik şarkılarından birisidir. Seksenlerin çok sevilen tarzı Synthpop’ın ürünlerinden birisi olan parçayı Ane Brun o kadar farlı bir tarzda coverlamış ki, parçanın orjinalini biliyorsanız ilk dinlediğinizde oldukça şaşırıyorsunuz. Sonrasında ise hemen aşık oluyorsunuz.
Jon Krakauer‘ın aynı isimli romanından uyarlanan ve 2007 yılında gösterime giren Into The Wild, yönetmen koltuğunda Sean Penn‘in oturmasının yanı sıra sountracklerinin Eddie Vedder‘a ait olmasıyla da büyük ses getirmişti. Filmin müzikleri, 2008 ve 2009 yılında altın küre başta olmak üzere birçok ödüle layık görüldü. Eddie Vedder‘ı müziğinin yanı sıra, benzer dünya görüşünü paylaşıyor olmamız […]
Tüm zamanların en fazla coverlanan şarkıları listesi yapılsa, The Rolling Stones‘un 1966 yılında çıkan singleı olan Paint It Black, listenin en başlarında yer edinirdi sanırım. Parçayı U2, Deep Purple, Judas Priest, WASP, Within Temptation ve sayısız harika grup coverlasa da, bence en iyi coverı Jeff Martin‘in yok artık dedirten sesiyle The Tea Party’ye ait.
Neil Young‘ın Rust Never Sleeps albümünde yer alan, Johnny Rotten’a adadığı, Kurt Cobain’in intihar mektubunda da yerini almış bu enfes parçayı Battleme Sons of Anarchy dizisi için öyle bir coverlamıştı ki, üçüncü sezon finalinde parçayı duyduğum anda kendimden geçmiştim. Aslında daha önce burada, bir yazımda paylaşmış, hatta o çok sevdiğim bölümü (once you’re gone, you […]