Kategoriler
Kitap

Alessandro Baricco – Emmaus

Alessandro Baricco’nun sekizinci romanı Emmaus, 1980′li yılların İtalya’sında, aldıkları Katolik eğitim çerçevesinde katı kurallar ile büyüyen dört yakın arkadaşın, kendilerinden çok farklı bir yaşam biçimi olan Andre isimli bir kızla tanışmalarının ardından yaşadıkları değişimini konu alıyor.

Değerlendirme: 4 / 5.

Çeşitliliği ile dikkat çeken yirminci yüzyıl İtalyan edebiyatının seçkin yazarlarından olan Alessandro Baricco, 2009 yılında yayımlanan romanı Emmaus‘ta, 17 yaşındaki dört gencin (Luca, Aziz, Bobby ve romanın isimsiz anlatıcısı) arzularına karşı koyamayışı üzerinden, başka yaşamlara duyulan özlemi ve insanın mutluluk arayışını dikkat çekici bir üslupla işliyor. Katolik bir okulda okuyan, kilise korusunda görev alan, yaşlıların bulunduğu bir sığınma evinde gönüllü olarak çalışan, ailelerine düşkün bu gençlerin, kendilerinden çok farklı bir kızla tanışmalarının ardından değişen hayatlarının hikayesi, okuyucuya, gençlik, cinsellik, din, yapılan hatalar/başa gelen cezalar ve en nihayetinde de ölüm konusunda birçok şey düşündürüyor.

Gerçek anlamını bize öğretmedikleri sözcüklerle doluyuz, bunlardan biri, acı sözcüğüdür. Bir diğeri de ölüm sözcüğüdür. Ne anlama geldiklerini bilmiyoruz ama kullanıyoruz, işte bu da bir sırdır.

Emmaus, Alessandro Baricco, s27.

Roman, kendi yaşamlarının dışında olup biteni merak eden ve gençliğin ateşiyle cinselliğe özlem duyan dört arkadaşın, androjen bir fiziğe ve çok çekici bir yüze sahip olan, okulun en popüler kızlarından Andre ile yollarının kesişmesiyle başlıyor. Andre’nin ve yaşamının çekiciliğinin, merak ve özlemi bir süre sonra önüne geçilemez arzulara dönüştürmesine tanıklık ediyoruz. Dört arkadaşın da başını döndüren Andre, kısa zamanda onları kendi yaşamlarından kopararak birbirlerini bile tanıyamadıkları bir yaşama sürüklüyor.

Her şeye karşın, yaşamı onurlu bir biçimde ve dopdolu sonuçlandırmayı soylu bir zorunluluk sayan bir direniş için eğitilmiştim. Bunu başarmam için bana güç ve yüreklilik aşılamış ve ders olsun diye üzüntülerini miras bırakmışlardı. Bu nedenle asla ölmeyeceğimi, belki ancak geçici devinimlerde ve unutulabilir anlarda öleceğimi biliyordum. Gidişimin de her tür korkudan daha keskin olmayacağından kuşkum yok.

Emmaus, Alessandro Baricco, 122

Muhafazakarlık ve modern yaşamın arasına sıkışan gençlerin, Andre’nin arzusuyla verdiği kararlar, onları özendikleri ancak yabancısı oldukları bir dünya ile tanıştırıyor. Katı ahlak kuralları olan dörtlüyü tüm bu kuralları farklı şekillerde yıkmış bireylere dönüşmüş olarak buluyoruz. Yeni kimliklerinde taşıdıkları umursamazlık, geriye dönme isteği, umutsuzluk ve kararsızlık, yazarın elinde okuyucu için apayrı sorgulama biçimlerine dönüşüyor.

Ülkemizde 2011 yılında Can Yayınları‘ndan çıkan, Şemsa Gezgin tarafından dilimize kazandırılan Emmaus, 2018 yılında yazar tarafından Mr. Gwyn, Şafakta Üç Kez ve La Sposa giovane (Genç Gelin) ile I Copri isminde bir tetralojide bir araya getirildi.

Bir Cevap Yazın