Her ay güncellenen, düzenli olarak takip edebileceğiniz eksiksiz liste…
İş Çocuk Klasikleri Dizisi Listesi
Her ay güncellenen, düzenli olarak takip edebileceğiniz eksiksiz liste…
Gabriel Garcia Marquez’in ilk önemli eseri olan Yaprak Fırtınası (La Hojarasca), üç farklı kuşaktan anlatıcının bulundukları duruma dair hatırlarını ve düşüncelerini aktardıkları; ölüm, yalnızlık ve savaş temasının işlendiği çarpıcı bir yapıt. Yazarın birçok öyküsünün geçtiği Macondo kasabası ilk kez bu kitapta karşımıza çıkıyor.
Guy Ritchie’nin Snatch ve RocknRolla gibi şiddet içeren, izleyiciyi meraklandırmayı bilen kara komik suç filmlerinin bir yenisi olan The Gentlemen, karmaşık bir hikayeyi sürükleyici anlatmayı başarmasıyla, güçlü karakterleriyle ve başarılı oyunculuklarıyla izlenmeye değer bir film.
Belçikalı yönetmen Felix van Groeningen’in 2014 yılında Oscar’a aday gösterilen filmi The Broken Circle Breakdown, birbirine zıt iki karakterin hızlı başlayan ve istenmeyen bir hamilelikle gelişen duygusal ilişkilerini anlatırken, arka planda değindiği inanç ve bilim çatışmasını da izleyiciye hissettirmeyi başaran, izlemesi keyifli bir yapım.
Ali Atay’ın Limonata (2015) ve Ölümlü Dünya (2018)’nın ardından üçüncü komedi filmi olan Cinayet Süsü, birbirini bütünleyemeyen skeç benzeri sahnelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş, abartı oyunculukları ve zorlayıcı diyaloglarıyla başarısız bir yapım.
Yönetmen Felix Van Groeningen’in Belçikalı yazar Dimitri Verhulst’un yarı otobiyografik romanından sinemaya uyarladığı De Helaasheid der Dingen (The Misfortunates, Çölde Kutup Ayısı), aile, sevgi ve gurur kavramlarını anlatırken güldürebilen oldukça farklı bir yapım.
Netflix’in 2020 yapımlarından Extraction, aksiyon konusunda sinemanın içerisinden tecrübeli bir ismin, Sam Hargrave’in ilk uzun metrajlı filmi olarak dikkat çekiyor. Jeo Russo tarafından senaryosu yazılan ve Chris Hemsworth’un başrolünü oynadığı filmde, plan sekans olararak görülen aksiyon sahneleri göz doldursa da, genel anlamda film aksiyondan öteye geçemeyen başarısız bir yapım.
2019 yılında on dalda Oscar adayı olmasıyla tüm gözleri bir anda aykırı yönetmen Yorgos Lanthimos’a çeviren ve oldukça konuşulan The Favourite, ilk bakışta Lanthimos’un bilinen tarzından uzak bir İngiliz dönem filmi gibi gözükse de, içerdiği karanlık, yıkıcılık, şehvet ve, anakronistik mizahla aslında onun her yönünü yansıtan bir başka filmi diyebilirim. İktidar kavramının sorgulandığı filmde, dönem olarak mutlak monarşinin hüküm sürdüğü 18. yüzyıl İngiltere’si seçilmiş. Sorgulanış biçimi ise aslında her yönetim şekline uygulanabilecek kadar distopik bir dünya yaratıyor.
Barış Bıçakçı’nın ilk romanı Herkes Herkesle Dostmuş Gibi, insanları oldukları gibi gözlemenizi ve anlamanızı sağlayan güçlü bir yapıt.
Cem Yılmaz’ın yine farklı bir çalışma ortaya koyarak oluşturduğu, orta metrajlı dört filmden oluşan Karakomik Filmler projesinin ilk filmi 2 Arada, hikayesi ve başarılı kostümlerle desteklenmiş tek mekanda geçen samimi atmosferiyle oldukça dikkat çekiyor. Buna karşın, nedeni anlaşılamayan tiyatral başrol oyunculukları, filmi izlemesi zor, başarısız denilebilecek bir yapıma çevirmiş.