Dünyanın yuvarlak olması iyi güzel, zaman içerisinde alıştığım bir şey ama, kendi dünyamın yuvarlak olmasını bir türlü kabul edemiyorum. O kadar koştuktan, o kadar çok şey yaptıktan sonra yine en başa dönmek insanı yoruyor. Sadece yormakla da kalmıyor, umudunu da parça parça tüketiyor. Neden, nasıl bilmiyorum ama dünya üzerindeki ömrümün 49 yıllık olduğuna inanıyorum. Hayır, […]
Parçanın orjinali Leonard Cohen‘in 1984 yılında çıkardığı Various Positions isimli fok rock albümde yer alıyor. Çıktığı dönemde pek ilgi görmeyen şarkının asıl ünlenme hikayesi John Cale‘in 1991 yılında yaptığı coverla başlıyor. Cohen için yapılan I’m Your Fan isimli tribute albümde parçayı yorumlayan John Cale, bazı dini sözleri değiştirerek parçaya oldukça farklı bir yorum kazandırıyor. 1994 yılında Jeff Buckley ilk […]
Paralel Evrenler #10
Paralellik iki doğru gerektirirmiş. Buluşalım dersen, ben yanlış olurum.
Kısa Kısa – 8
Kara Kule Serisi’nin sinema uyarlamasını yıllardır istediğim için, The Dark Tower‘ı film haberini aldığım günden beri merakla bekliyordum. Çıktığı gün sinemada izlemeye fırsat bulamadığım film hakkındaki yorumları okuduğum anda, sinemada izlemekten vazgeçmiştim; büyük bir beklenti içerisindeydim ve filmin bunu karşılamayacağını anlamıştım. Bu yüzden izlemek için epey bir zaman bekledim ve geçtiğimiz günlerde nihayet izledim. Vasatın da […]
Paralel Evrenler #9
Paralel evrenler kadar, kara deliklere de inanıyorum. Kim bilir, belki birinin yolu sana çıkıyordur…
Babamız Cumhuriyetçi olmasaydı, şimdi Eladio da ben de faşistlerin askerleri olacaktık; insan onların askeri olduğunda bir sorun kalmıyor. Emirlere uyarsın, ölürsün ya da yaşarsın, sonunda da ne olacaksa olur. Bir rejimde yaşamak, o rejime karşı savaşmaktan çok daha kolaydı doğrusu. Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Ernest Hemingway. Yaşamlarımızı, verdiğimiz mücadeleyi çok güzel özetlediğini düşünüyorum; rejimde yaşayanlar […]
Paralel Evrenler #8
Düşünsene, birlikte olmadığımız tek evrende yaşıyoruz. Bunu değiştirmek, yeni bir evren yaratmak demek…
Kısa Kısa – 7
Basit, çok sevdiğim bir kelime oyunu vardır: söylediğiniz bir kelimeye karşılık, karşınızdaki aklına gelen ilk şeyi hiç düşünmeden söyler. Dünyada insanların birbirini daha iyi tanıyabilmek adına sıkça oynadığı bir oyundur. Bazen çocuklar ile oynar, farklı nesneler arasında ne denli değişik bağlantılar kurabildiklerine şaşırırım. Örneğin, “kağıt” dediğim zaman, birçok insan “kalem” yanıtını verecekken bir çocuk “zürafa” […]
Paralel Evrenler #7
Aşkımız tek bir evrene sığmayınca, paralel evrenler oluştu…
Her zaman tek bir doğru olması yerine, bazen birden fazla doğru olabilmesi hayatı renkli kılıyor. Üç yaşındaki bir çocuğu beşinci kat balkonuna çıkardığımda, nefesini tutarak aşağıya bakmış ve şöyle demişti: Aşağısı ne kadar uzak! Gündelik hayatın diline alışmamış bir zihnin ne kadar farklı bir bakış açısı yakalayabileceğine güzel bir örnek. Farklı bakabilmek, bakış açımızı sınırlandırmamak […]