Harry Potter Dünyasından Yeni Film Yolda: Fantastic Beasts: The Crimes of Grindelwald

Geçtiğimiz yıl vizyona giren Fantastic Beasts and Where to Find Them ile beraber, Warner Bros. ve J. K. Rowling bu serinin toplamda 5 filmden oluşacağı duyurmuştu. Neredeyse olmayan bir kitaptan senaryo yaratılarak çekilen ilk filmi oldukça beğenen bizler de yeni film için merakla beklemeye başlamıştık. Nihayet beklediğimiz haber geldi ve Warner Bros. yeni filmin adını Fantastic Beasts: The Crimes of Grindelwald olarak duyurdu.

Gellert Grindelwald, Harry Potter dünyasında Voldemort öncesindeki en karanlık büyücü olarak biliniyor. Albus Dumbledore ile çocukluk arkadaşı olan Gellert Grindelwald’ın karanlık büyüye olan eğilimi aralarında tartışmaya sebep olmuş ve bu tartışma Albus’un kız kardeşi Ariana’nın ölümüne yol açmıştır. Bu olayın ardından İngiltere’den kaçan Grindelwald, karanlık yola kendini adamış, Dumbledore ise aydınlık tarafı seçmiştir. İkilinin arasındaki tüm hikaye serinin 7. kitabı olan Harry Potter ve Ölüm Yadigarları‘nın  Albus Dumbledore’un Hayatı ve Yalanları isimli bölümünde uzun uzun anlatılmaktadır.

Mürver Asa’yı ele geçiren ve kendisine güçlü bir ordu kuran Grindelwald, Avrupa’nın her yerine korku salmaya başlamış. Grindelwald’ı durduran isim ise elbette ki Albus Dumbledore olmuş. Dumbledore ile Grindelwald arasındaki düello büyücülük tarihinin en iyi düellosu olarak biliniyor. Grindelwald kaybedince, kendisine karşı çıkanlar için inşa ettirdiği ve kapılarının üzerine “çoğunluğun iyiliği için” yazdırdığı Nurmengard isimli hapishaneye hapsedilmiş. Continue reading »

Camel Türkiye’ye Geliyor! Bileti Olan?

Bir müzik grubunu ya da müzisyeni yalnızca yaptığı müzik ile değil, duruşuyla, tutumuyla, sözleriyle ve diğer birçok şeyle beraber bir bütün olarak severiz. Bu yüzden, “en iyi müzik grubu?” ve türevi bir soru sorulduğunda, Beatles, Dylan, Elvis, Zeppelin, Hendrix, Stones ve akla gelen diğer tüm isimler, birbiriyle kıyaslanamayacak kadar iyidir, benim için hepsi ayrı ayrı güzeldir. Yalnız, birisi gelir de “dünyanın en iyi müziğini yapan grup?” diye bir soru sorarsa, yalnızca “müzik” ile filtreleme yaparsa, hiç düşünmeden Camel derim. Bu adamların albümlerinin, parçalarının müzikal kalite ortalaması, ürettikleri 30 sene boyunca dünya standartlarının çok üzerine çıkmış. Hala dinlerken beni uzaya çıkarabiliyorlar… Continue reading »

Kısa Kısa – 8

Kara Kule Serisi’nin sinema uyarlamasını yıllardır istediğim için, The Dark Tower‘ı film haberini aldığım günden beri merakla bekliyordum. Çıktığı gün sinemada izlemeye fırsat bulamadığım film hakkındaki yorumları okuduğum anda, sinemada izlemekten vazgeçmiştim; büyük bir beklenti içerisindeydim ve filmin bunu karşılamayacağını anlamıştım. Bu yüzden izlemek için epey bir zaman bekledim ve geçtiğimiz günlerde nihayet izledim. Vasatın da altında bir uyarlama nasıl yapılır sorusunun cevabı olan filmde tek sevdiğim şey, final combat oldu. Roland ve Walter’ın dövüş sahnesi hatırına 6/10 puanladım.

Ben daha kısa bir süre önce Deadpool‘u saymazsak Marvel’ın filmlerinin hiçbirinin beklentilerimi tam anlamıyla karşılayamadığını söylememiştim ya, saymazsak kelimesinden öncesine Spider-Man: Homecoming‘i de ekleyebiliriz. Hiçbir beklentim olmadan izlediğim filmi oldukça beğendim. Senaryo, espriler, görsel ve ses kalitesi, her şey tam puan ama Peter Parker rolüne Tom Holland hiç olmamış. Daniel Radcliffe gibi, bu çocuğu da filmlerde büyütmeyi planlıyorlar sanırım.

Continue reading »

Bir rejimde yaşamak, o rejime karşı savaşmaktan çok daha kolaydır.

Babamız Cumhuriyetçi olmasaydı, şimdi Eladio da ben de faşistlerin askerleri olacaktık; insan onların askeri olduğunda bir sorun kalmıyor. Emirlere uyarsın, ölürsün ya da yaşarsın, sonunda da ne olacaksa olur. Bir rejimde yaşamak, o rejime karşı savaşmaktan çok daha kolaydı doğrusu.  -Ernest Hemingway, Çanlar Kimin İçin Çalıyor.

Çok sevdiğim bu alıntı, yukarıdaki fotoğrafa bakarken aklıma geldi. Yaşamlarımızı, verdiğimiz mücadeleyi çok güzel özetlediğini düşünüyorum; rejimde yaşayanlar ve fotoğraftakiler gibi rejime karşı olanlar yani bizler… Che Guavera ve Fidel Castro’nun balık tutarken çekildikleri bir fotoğraftan bu alıntıyı nasıl anımsadın diyenler için güzel, tarihten güzel bir olayı kısaca paylaşmak istiyorum.

Küba’da 1950 yılından itibaren düzenlenen en büyük balığı tutma yarışmasını Ernest Hemingway üç defa üst üste kazanmış. Pilar adındaki teknesi ve balıkçılığı Küba’da oldukça meşhurmuş. Sonrasında bu yarışmaya kendisinin The Old Man and the Sea (Yaşlı Adam ve Deniz) isimli kitabına atıfta bulunularak Hemingway’in adı verilmiş. 1960 yılında yarışmayı kazanan Fidel Castro olunca, ödülünü Hemingway’in ellerinden almış. Ernest Hemingway ve Fidel Castro’nun bu tarihte çekilmiş birçok fotoğrafı mevcut…